29 Ocak 2016

Barışık

Hazır kırmızılara blogumda yer vermişken ben de kırmızı elbisemle boy göstermek istedim :) Aslında kırmızı renk eskiden fazla yüz vermediğim bir renkti, bana yakışmadığını düşünürdüm ama zaman içerisinde bu renkle daha barışık oldum. Renginin yanı sıra bu elbisenin boyu, rahat kesimi ve fırfırları da onu tercih etmemde etkili oldu tabii...
Biz yarın sabah yine yollara düşüyoruz... Bu sefer İzmir ne yazık ki hastalıklarla geçti bizim için, Allah beterinden korusun diyorum... Hepinize sağlıklı, mutlu bir hafta sonu diliyorum.
Elbise: Shein
Yelek & Bootie: Mango
Çanta: Annemin eski çantası :)

Valentine's Day Wishlist

Sevgililer Günü yaklaşıyor bu demek oluyor ki yakın zamanda bol bol kalpler, kırmızılar, 
çiçekler ve güller göreceğiz etrafımızda! O günü coşkuyla kutlayan bir sevgi pıtırcığı veya nefretle anan bir çıtır ya da en kötü ihtimalle varlığını çoktaaan unutmuş bir kıtır olabiliriz :) Hangi kategoriye girdiğimiz hiç önemli değil, yeter ki biz kendi değerimizi bilelim, en başta kendimizi sevelim, kendimizi sevdikten sonra aşkın diğer halleri kendiliğinden bizi buluyor zaten!

27 Ocak 2016

Terkedilme Meseleleri

Aralık ayında canım arkadaşım Esin ile birlikte Harbiye Askeri Müze'de gerçekleşen Üç Tutku Festivali'ne gittik. Aslında festivalin ana kapsamında kitap, kahve ve çikolata yer alıyordu ama bizim orada esas bulunma nedenimiz Esin'in yakın arkadaşı Can Külahlıoğlu'nun "Terkedilme Meseleleri" adını taşıyan takı sergisini görmekti...
Can Külahlıoğlu ilk heykel sergisini 1993 yılında Taksim Atatürk Kitaplığı’nda "Aşırı Gereksiz Objeler" adı altında açmış. Bu sergide İstanbul’un çöplüklerinden ve hurdalıklarından topladığı malzemelerle ürettiği 40 parça eseri sergilemiş. 
Üç Tutku Festivali’nde yer alan ve "Terkedilme Meseleleri" adını taşıyan sergisinde ise tamamı el yapımı ve tek olarak tasarlanan; bakır, çelik, tel ve pirinç gibi hurda metallerden ve dönüştürülmüş malzemeden oluşan takı ve heykellere yer vermiş. Can Bey bu tutkusunun aslında çocukluğundan itibaren başladığını, eski radyoları söküp onları tamir ettiğini anlattı. İstanbul çöplüklerinin aslında en önemli müzeler olduğunu, hurda diye bir kenara atılan materyallerden ve kullanmadığımız nesnelerden birbirinden farklı bir çok obje yaratılabileceğini bu sergi vasıtasıyla göstermek istediğini aktardı.
 Örneğin; Can Bey eski bir çay süzgecini bu kolyede kullanmış...

Can Bey'in tasarladığı tüm takılar o kadar orjinal ve kendine özgü ki gerçekten hepsine ayrı ayrı bayıldım! Ayrıca bu sergi yaratıcılık anlamında da bana çok şey kattı diyebilirim. Bir objenin birden fazla kullanım şekli olabileceğini, tek yönlü düşünmememiz gerektiğini bana hatırlattı. Her biri ayrı bir yaratıcılık hikayesi barındıran bu güzel tasarımlar için Can Külahlıoğlu'nu tebrik ediyor, Terkedilme Meseleleri'ni büyük bir keyifle sizlerle de paylaşıyorum...
Can Bey'in kendi otoportresi
 Horoz heykeli
 

Bilekliklerin hepsine bayıldım!

Can Külahlıoğlu'nun tüm tasarımlarını Facebook'taki CEK's JUNK hesabından takip edebilirsiniz...

p.s. Benim "Terkedilme Meseleleri"ni yazdığım anlarda ne acıdır ki Can Bey de annesini edebi yolculuğuna uğurluyormuş... Allah rahmet eylesin diyor, Can Bey'e ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum, mekanı cennet olsun Meral Hanım'ın :(

26 Ocak 2016

Folklorik Ceket

Soğuk bir İzmir gününden herkese günaydınlar iyi akşamlar! (Ben bu postu yayınlayana kadar akşam oldu tabii :P) Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum desem yeridir :) İstanbul'un karından biraz güneşe kaçtık diye sevinirken bugün hafif bile olsa yağan kar ile şoka girdim diyebilirim! Çok sık gidip geldim ama sanırım ilk defa İzmir'i bu kadar soğuk buluyorum. Neyse her iki şehirde havalar böyle soğuk geçerken kapalı mekanlara kapanmak kaçınılmaz oldu tabii... Ama folklorik ceketimle kışın klostrofobik havasını birazcık dağıtabildim sanırım ;)
Ceket: Shein
Etek: Zara
Çanta: Tchibo
Çizme: Shein

25 Ocak 2016

♥ Aşkla ♥ Yapıyoruz → Tasarım Etkinliği

Üretkenliğine, enerjisine ve yaptığı birbirinden güzel kanaviçe işlere bayıldığım tatlı arkadaşım Tuba'cığım (Misscat Design) kendi gibi tasarımcı arkadaşlarıyla birlikte Kolektif Karma'yı kurarak bir çok etkinliğe imza attılar. Bunlardan bir tanesi de "Aşkla Yapıyoruz Tasarım Etkinliği"... 7 Şubat pazar günü Moda'da bulunan Saint Joseph'liler Derneği'nde 10.30 - 18.00 saatleri arasında gerçekleşecek olan bu tasarım etkinliğinde ben de Noni's Store olarak yer alacağım için çok heyecanlı ve mutluyum! Aşağıda yer alan cam yüzüklerim ve halen yapım aşamasında olan fimo bebeklerim bu etkinlikte sizlerle buluşacak! Bu arada etkinlik herkese açık olacak. Ajandalarınıza not etmeyi unutmayın lütfen ;)

20 Ocak 2016

Being Jon Snow

Çok çok eskiden Being John Malkovich diye bir film vardı, sanırım ben de şu sıralar Being Jon Snow modundayım. Normalde beni daha şişman göstereceğini düşündüğümden; eskiden tüylü ve kürklü (tabii ki sadece sahte olanları, gerçeği benim için asla düşünülemez bile!) şeylere hiç itibar etmezdim. Ama şu sıralar eşimle Game of Thrones dizisine bayağı bir sarmış durumdayız, izlemek için geç bile kaldık diyeceğim ama Nisan ayında başlayacak olan 6. sezonu o zamana kadar yakalarız diye tahmin ediyorum. Neyse bu diziyi izlemeye başladığımdan beri gözüm mü alıştı nedir bilmiyorum böyle kabarık pofidik ve kürklü mantolar daha bir giyilebilir hale geldi benim için... Kış böyle çetin geçmeye devam ederse uzun süre kürklerimi üzerimden çıkarmam gibi görünüyor ;)
Kürk manto: Shein
Jean & Çanta& Şapka: Zara
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...