13 Ağustos 2019

Four Ways to Style Your Hair Extensions


You've got your hair extensions for length, volume or both, but now what? Hair extensions needn't just hang there lifeless, there's plenty of styles to be experimented with! Here at Additional Lengths, we love seeing different hairstyles created with hair extensions.

The positive of having human hair extensions like the luxurious ranges from the brand Remi Cachet, is that you're free to use heated stylers on the hair to create different looks. The looks, such as waves or curls, can then be washed out and you can start again with a new look! You're also able to use an array of hair products as you don't have to worry about them damaging the synthetic materials of non-human hair extensions. From texturising spray to shine serum, hair products can really add to the finished style. 

 Half up, half down 

This is such a popular hairstyle because it allows you to have the full length of the underneath hair, whilst keeping the top layer up and off the face. It's a great look for hair extensions, but be warned that it may show the application joins depending on whether you have clip-in extensions or not. The top part can be tied into a topknot, or left as a partial pony tail. 

Luxurious waves

Make like the Kardashian clan and embrace the luxurious long waves trend. Prep the hair with a heat protectant and use a curling wand on small sections of the hair to create loose waves from the mid-lengths of the hair with extra shine. This is a great way to get more volume and texture into your hair extensions.

How Can Human Hair Lace Wigs Look Natural


Human hair lace front wig can create natural looking hairline. It looks very natural when wear correctly. their is lace base cap at front, the lace front wig can be worn a way that lets you style the hair away from your face, show a natural looking front hairline. A high quality human hair lace front wigs allows you to style it the same way that you do your natural hair.while a human hair full lace wig can be styled the same way as a human hair lace front wig, and as natural as it. 

Choose those high quality 100 percent human hair wigs that can ensure looks natural. You have many quality scope to choose from when selecting a lace front wig or a full lace wig. Even though a wig may be described as "human hair," it doesn't always mean that it's made with 100 percent human hair. Sometimes human hair was combined with animal hair, such as yak, angora or horse hair. A 100 percent human hair lace front wig is generally a high quality wig and is more expensive.

Before buying a human hair full lace wig or lace front wig, consider the way the hair was handled before making of the human hair wig,and how it was attached to the wig cap. The best quality front lace wigs are made with what is called Remy hair, which means the hair cuticles was kept in the proper alignment after being cut, and is attached to the wig in the same direction as it's originally grew, which can ensure human hair wigs won't tangle.full lace wigs and front lace wigs are all hand-tied wigs and they are more natural looking than those wigs have machine weaved hair.

Choose a front lace or full lace human hair wigs that has a similar texture pattern to your own. Chinese Remy hair is thicker and coarser, and can look great on African American women. Indian Remy hair is silker, softer and makes human hair wigs that looks great on almost anybody.

Apply front lace or full lace Human hair wigs properly so that it looks more natural. You might need to practice this a few times before you get it right. Apply the front edge of the lace mesh to your hairline with adhesive or glue, taking care to create a natural looking hairline. You can also use makeup to further blend this area and create a more natural looking. We sell thousands of human hair wigs (full lace wigs and front lace wigs) on our site eclacewigs.com, all natural looking with high quality.

10 Ağustos 2019

Kafa Dağıtmaca...

Ara ara yine blogumda paylaşımlar yapma kararı aldım, yazmayı özlediğimden değil de daha çok kafamı dağıtmak istediğimden... Bu nedenle sponsor yazılarını da yine araya sıkıştıracağım... Blogumun geçmiş zamanda beni rahatlatıcı bir yanı vardı, belki şu dönemde bana yine yardımcı olur, kimbilir... Bu arada herkesin Kurban Bayramı'nı şimdiden kutluyorum, sevdikleriniz yanınızdaysa ve sağlıklıysa bunun kıymetini bilin ve hiçbir şeyi dert etmeden bayramın tadını doyasıya çıkartın...

08 Ağustos 2019

Yeniden Merhaba...

Burası artık bana nasıl da yabancı... Yazmayalı 1 yıl olmuş. Eskiden bir gün bir post yapmasam bir eksiklik hissederdim, zaman içinde alışkanlıklar nasıl da değişiyor... Gittiğim kafenin duvarında yazdığı gibi "hayat tatlı" diyebilmeyi ben de çok isterdim ama ne yazık ki bu yaz bizim için hayat hiç tatlı olmadı. Biricik teyzemi Sevdiye ablamı kaybettik, şu anda yazarken bile inanmak istemiyorum buna :( Sanki yaz tatiline bir yerlere gitti de geri dönecek gibi hissediyorum. İnsan sevdiğine asla ölümü konduramıyor. Ve sonrasında müthiş bir keşkeler sarıyor insanı; keşke daha çok zaman geçirseydim, keşke onu ne çok sevdiğimi daha sık söyleseydim. Bitmek bilmeyen keşkeler bulutu çöküyor insanın üzerine. Sanırım bir zaman, bir de birlikte geçirilen güzel anılar ölüm acısını bir nebze dindirebiliyor... Ben ne şanslıyım ki bana harika anılar bırakan bir teyzem oldu, onunla ilgili hiçbir kötü anım yok, onun zarif halleri, şen kahkaları, bir göz kırpmasıyla beni rahatlatması, sırdaşlığı, anne şefkati hep gözümün önünde, kalbimin içinde... Teyzemin gidişiyle şu hayattaki en önemli şeyin insanın geride bıraktığı sevdiklerine hatırlanası güzel anılar bırakması olduğunu anladım...
Güzeller güzeli teyzem yokluğunu hiçbir şey dolduramayacak. Seni çok seviyorum, nurlar içinde huzurla uyu birtanem...
 

02 Ağustos 2018

Bugün En Güzel Gün!


Doğum günü,
18'e kadar gelmek bilmez,
18 - 30 arası çabucak geçer,
30 - 40 arası geçmesin,
40'tan sonra 2 yılda bir gelsin istersin.
Oysa doğum günün;
Yeryüzündeki ilk günündür,
İlk nefesi aldığın, ilk kez ağladığın, popona ilk tokadı yediğin,
Annenin kokusuna, babanın şefkatine kavuştuğun gündür.
Sevdiklerinin seninle, senin sevdiklerinle buluşma ihtimalinin gerçekleştiği,
Doğumunla dünyanın seni kazandığı gündür.
Doğum günün,
Senin sıfır noktandır.
Değiştirmek istediklerin için yeni bir başlangıç,
Sürdürmek istediklerin için motivasyondur.
Dünyanın senin için biriktirdikleriyle,
Senin dünya için biriktirdiklerinin toplamıdır yaşın.
Sayılar göstermelik, hissiyat esastır.
Hayat da zaten hissiyattır...
Doğum gününü unutanlar sakın üzmesin seni,
Doğum gününü sen unutma yeter ki!
Geçen yılları birikim, geleceği yatırım sayarsan
Anlarsın ki aslında tüm servetin kendinsin.
İyi ki doğdun, iyi ki varsın
Ömrün mutlulukla, ruhun huzurla dolsun.
Ağlayarak geldiğin bu dünyada,
Bugün senin günün,
Doya doya bu mutluluğu yaşa
Ve sevildiğini sakın unutma!

Bu güzel alıntı için tatlı komşuma çok teşekkür ediyorum, sanırım ben yazmak istesem doğum gününü bundan daha güzel anlatamazdım!
Biricik kızım, birtanem, 6 yıl önce bugün evimize güneş gibi doğdun, mis gibi kokunla sarı papatyamız oldun, masmavi gözlerinde hayatın anlamını yeniden bulduk, bir tek bize değil dokunduğun herkese mutluluk kattın ve katmaya devam ediyorsun herşeyim, daha nice yaşlarını hep birlikte sağlıkla huzurla kutlayalım inşallah, seni çok ama çoook seviyorum, seviyoruz!

p.s. Senin gibi limonlu cheesecake seven maviş bir prenses eklemek istedim buraya :)

01 Ağustos 2018

Hoşgeldin Ağustos!

Çok ara verdiğimin farkındayım, okulların kapanması, başka şehirlere gidip gelmelerimiz derken buraya yazacak zaman dahi bulamadım. İyiyim ama bu yaz ablamın yeğenlerimin yokluğunu inanılmaz hissediyorum. Her yaz onlarla zaman geçirmeye öyle alışmışım ki bu yaz bir boşlukta gibiyim. Tabii zamanla her şey değişiyor, çocuklar büyüyor... Nil bile büyüdü, ilkokula başlayacak buna hala inanamıyorum! Bu büyüme safhasında rutinlerimiz elbette yön değiştirecek, buna da kendimizi alıştırmamız gerekecek. Yeter ki sağlık olsun diyorum her zaman...
Bunun dışında biraz daha içime kapandığım bir döneme girdim diyebilirim. Paylaşmak eskisi gibi bana tat vermiyor. Aslında fotoğraf çekmeyi hala çok seviyorum ama o kadar :) Dış dünyaya sürekli allı pullu bir şeyler sunmak yerine eşimle, kızımla beraber küçük dünyamızı kendi içimizde yaşamamızı daha yerinde buluyorum... Zaten böyle hissettiğim için de şahsi instagram hesabımı gizleyip tanımadığım kim var kim yoksa çıkardım listemden... Bu gizliliği herkese tavsiye ederim, ne can sıkıcı bir yorum var ne de hayatınıza burnunu sokan densiz insanlar!
Ahh insanlar demişken bir de ilişkiler var tabii, son birkaç aydır benim pek sorguladığım... Çok eski bir dostumu kaybettim, kaybettim derken fiziken hayatta ama ruhen öldü benim için... Maalesef onun kendi isteğiyle bitti dostluğumuz, böyle olmasını o istedi ve o doğrultuda hareket etti. Tabii ki çok üzüldüm bu yaşadıklarımıza ama böyle olmasını isteyen kendisi olduğu için durumu kabullendim bir süre sonra... Onu bilmiyorum ama ben vicdanım çok rahat bir şekilde veda ettim anılarımıza ve dostluğumuza...
Bu yaz duygusal anlamda biraz yorulduğum bir dönemden geçtim diyebilirim. Üzerine bir de geldi mi kanlı dolunay :) Ohhh tam çifte kavrulmuş oldu :D Bu postu da ne zamandır yazmak istiyordum, ne zaman bilgisayarımın başına otursam ya kapı çaldı, ya telefonum, ya Nil benden bir şey istedi, ya uykum geldi bir şekilde ötelendi, neyseki şimdi yazabildim bir şekilde! Hem de canım kızımın doğum gününden tam bir gün önce! İki bayram arası düğün olmaz derler ya benimki de iki doğum günü arası post olmaza döndü resmen kihh kihh :)
Evet hepsi bir yana demek istiyorum ki hoşgeldin kızımı bana getiren, en sevdiğim ay Ağustos!


16 Mayıs 2018

1650

Bugün 16 Mayıs ve ben doğum günümde 1650. postum ile karşınızdayım! Ne tatlı bir tesadüf oldu böyle! 16'lar ve 5'ler içinde barındıran! 40 bitiyor artık 41'den gün alıyorum hala kulağıma tuhaf gelse de kırk demek... Eğer yirmiler veya otuzlarınızdaysanız size söyleyebileceğim tek şey her yaşın gerektirdiklerini yaşayın olur heralde... Benim 20'li yaşlarım inanılmaz çalkantılı geçti, bir evlilik ardından beni yıpratan ama bir o kadar da güçlendiren bir boşanma süreci... 20'lerimin sonları kendimi aradığım bir dönemdi. Ben gerçekte kimdim ve beni neler mutlu ediyordu? O kadar çok başka birinin hayatını yaşamıştım ki bundan sıyrılıp kendimi bulmam ancak 30'larıma kısmet oldu. Ve canım eşimi tanımam ardından 35'imde kızımın doğumu benim de yeniden doğuşum oldu, anne olduktan sonra mutluluğun tanımı tamamen değişti benim için! Şimdi 41'e girmek üzereyken artık beni nelerin mutlu ettiğini gayet iyi biliyorum, ayaklarım yere daha sağlam basıyor, zaman zaman hayır demenin hiç kimseye bir zararı olmadığını aksine beni daha da özgürleştirdiğini öğrendim. Tabii ki kendimle ve hayatla ilgili keşiflerim daha bitmedi, sonuçta her yaşın ayrı bir güzelliği var öyle di mi?
p.s. Yazıyı yazmıştım ama yayınlamayı unutmuşum bu da yaş almanın getirdiği şeylerden biri olsa gerek unutkanlık haa haaa :D

15 Mayıs 2018

Boşluk

Geçtiğimiz günlerde tam benlik bir film seyrettim, canım arkadaşım Esin izlemiş, "mutlaka sen de izlemelisin" diyerek filmin bir DVD'sini de bana gönderdi, ben de merakla izledim "Julie & Julia"yı... Filmde Julia Child'ın yemek kitabı çıkardığı dönemdeki mücadelesi ile Julie'nin onun yemek kitabındaki tariflerini blogunda paylaşması konu edilmiş. Eski bir blogger olmam ve bir yandan da mutfağa girip sürekli tatlılar yapmam açısından film beni hemen içine çekti tabii ki :) Bu tatlı hediyesi için canım arkadaşıma buradan da teşekkür ediyorum. Filmin bir yerinde blogger Julie blog yazıp hiç yorum almamasını "yazdıklarımı devasa bir boşluğa gönderiyor gibi hissediyorum" diye tanımladı. Ben de aynen öyle hissediyorum! Artık blog okuyan kimse kalmadığı için burada kendi çapımda konuşup duruyorum kihh kihhh :) Ama yine de insanın eski alışkanlıklarından kopması kolay olmuyor, kimse kalmasa bile beni mutlu etmeye devam ediyor burası...
Bluz: To Save
Jean: H&M
Çanta: Mango
Ayakkabı: Zara


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...