17 Mart 2012

Paket Servisi

Oliver Wendell Holmes "Sevdiğimiz yer evimizdir, ayaklarımız uzaklaşsa da kalplerimiz asla." demiş... Benim de kalbim uzun süredir Moskova'daydı, çok şükür kalplerin buluşma anı geldi! Bana bir asır gibi gelen 2 aylık ayrılıktan sonra bugün prensime kavuşuyorum, içim içime sığmıyor doğrusu! İçime sığmayan tek şey prensime kavuşma mutluluğum değil tabii ;) Gün geçtikçe kendini daha çok belli eden kızımla kendimi bir güzel paketledim, teslimata hazırım şimdi ;)
Muhtemelen birkaç saat sonra böyle kırıtıyor olacağım ;)
Dasvidanyaaaa!

15 Mart 2012

Sedef Yılmabaşar'ın Kedili Sergisi

Blogumu gerçekten çok seviyorum çünkü burayı sadece kendi deneyim ve tavsiyelerimle değil sizlerden gelen öneriler doğrultusunda da renklendirebiliyorum. Geçen gün isimsiz bir takipçim Sedef Yılmabaşar'ın Artev Sanat Galerisi'nde sürmekte olan kedili sergisinden haberdar etti beni. Kedi olunca tabii akan sular duruyor benim için! Serginin Anadolu Yakası'nda olduğunu görünce bu fırsat kaçmaz dedim ve annemle birlikte sergiyi gezdim. Birbirinden güzel ve rengarenk kedili tablolara hayran kaldım. Ressam ve seramik sanatçısı, aynı zamanda ilk Türk kadın seramik profesörümüz Jale Yılmabaşar'ın kızı olan Sedef Yılmabaşar'ın sergisi 31 Mart'a kadar devam edecek. Bu arada Artev Sanat Galerisi'nde resim, suluboya ve akrilik atölyeleri ile fotoğraf seminerleri de düzenleniyormuş, ilgililere duyurulur ;)

Artev Sanat Galerisi
Adres: Kumbaracılar Sok. Özlem Apt. No:17/2 Feneryolu, İstanbul
Telefon: +90 (216) 449 46 75

13 Mart 2012

Kıvırcık Saçlılara Özel ;)

Benim gibi kıvırcık saçlı olan yavriler ne zamandır benden saçımla ilgili hangi ürünleri kullandığım, ne kadar sıklıkla taradığım, ne tip tokalar kullandığım gibi önerilerden oluşan bir post bekliyordu, bu isteğin balık hafızama kurban gitmemesi için hemen kolları sıvadım ve tüm kıvırlara yönelik bir post hazırladım ;)
Ahhh kıvırcık saçlı olmak ahhh! Bu konuda ben çok dertliyim, ilkokulda saçlarım yüzünden oğlanlar benimle hep kıvırcık salata ve merinos koyunu diye dalga geçtiler, genç kız oldum şekle sokmak için tüm harçlığımı jöle ve saç köpüklerine yatırdım, yıllar geçti ama saçlarım hep aynı zorlukta kaldı... Hımmm bir de ne kadar şekle sokmuş olursam olayım ertesi sabah yataktan bir Afrodit değil dişi Orçun olarak uyanmam var tabii :) Vallahi sabahları aynaya bakmaktan tırsıyorum korku filmi gibi! Bu gerçeği kabullenmek ne zor bilemezsiniz!
Bir dokun bin ah işit gibi oldu biraz, şimdi ağlanmayı bırakalım ve çözümlere bakalım... Benim saçlarım yıkanmadan şekle girebilen bir saç değil bu nedenle eğer o gün saçlarımı açacaksam mutlaka yıkamam veya en azından ıslatmam gerekiyor. Kıvırcık saçlara özel çok çeşitli şampuanlar kullandım ama saçıma en iyi geleni Amway'den almış olduğum Protique oldu... Fakat benim saçımın şöyle bir özelliği var, bir şampuan saçıma ne kadar iyi gelmiş olursa olsun uzun süre aynı ürünü kullanınca etkisini yitiriyor, bu nedenle arada farklı şampuanlar kullanıyorum... Şu sıralar kuaförümün önerdiği Kerastase'nin Oleo Curl şampuanını kullandım, fena değil ama saçta öyle harikalar yarattığı da yok doğrusu...
Fırçalara dokunmak yok cıssss!
Bana göre kıvırcık saçın altın kurallarından biri fırçadan uzak durulması... Ben saçlarıma asla fırça sürmüyorum. Sadece haftada 1 defa duş alırken seyrek dişli bir tarakla tarıyorum...
Duştan sonra saçımın çok fazla kurumasını beklemeden saç köpüklerime yöneliyorum. Amway'den almış olduğum Satinique saç köpüğünden gayet memnunum. Bir de geçenlerde Fruit Kicks'in kıvırcık saçlar için olan köpüğünden kullandım, ondan da memnun kaldım... Loreal, Taft, Nivea, Sebastian ve diğer markaları da denedim ama pek iyi sonuç alamadım. Kuaförüm saç köpüğü yerine wax kullanmamı önerdi ama wax'ın saçta yarattığı o yapış yapış durumu ben sevmediğim için tercih etmedim. Bir de o minnacık kutu benim bonus kafama ancak iki gün yetebilir, hiç hesaplı değil doğrusu hiççç :)
Bugünkü saç şekillendiricim olarak Fruit Kicks'in köpüğünü tercih ettim... Tabii üstte görmüş olduğunuz köpük saçımın sadece bir tutamına yetti, o yüzden bu köpük işlemini birkaç kez daha saçıma uyguladım...
Köpüğü saçlarımın tamamına uyguladıktan sonra bir Bond kızı edasıyla saçlarımı kurutma faslına geçtim... Kurutma makinesinin ucuna dalgalı saçlara yönelik olan taraklı difüzörü takıp saçlarımı kuruttum.
Bana göre işin en eğlenceli kısmı bu; acaba bugün hangi saç aksesuarımı kullansam? Çiçekli bir toka mı, sade bir taç mı, bant mı yoksa kıskaçlı bir toka mı?
İlk olarak açık saç ile başlayalım ;) Eğer o gün heyheyler üstümde değilse, buklelerimin gözüme girmesi beni rahatsız etmeyecek ise saçlarımı açıp bu şekilde öne alıyorum.  Ben buna Rihanna stili diyorum ;) Aslında bu model ne kadar kabarık olursa o kadar güzel duruyor ama hamileliğimden ötürü saçlarımı şekle sokmam biraz daha zor olduğu için ben ancak bu kadar kabartabildim...
Eğer o gün romantik bir havamda isem elimi mutlaka çiçekli tokalarıma atıyorum, çok seviyorum böyle büyük çiçekli tokaları...
1920'lerın ruhuyla güne merhaba demişsem saç bantlarımı takıyorum. Bu tip bantlar saçın hepsini geriye atıp da kullanılabilir ama o model bana pek gitmiyor...
Aloha :) Bazı günler de saçlarımı öne alıp tokalarımı böyle yana iliştiriyorum... 
Büyük çiçekler değil de daha küçük tokalara yöneleceksem kelebekli taraklarımı tercih ediyorum...
Eğer vaktim yoksa veya saçlarıma açık şekilde tahammül edemeyeceksem kıskaçlı bir toka ile çok sıkı olmayan bir topuz yapıyorum, çalışırken en çok tercih ettiğim model buydu...
Bu modeli aslında pek sevmem ama alternatif olması açısından böyle de topladım. Aşağıda toplanmış bir at kuyruğu benim kafa yapıma pek gitmeyen bir modeldir ama o gün şapka veya bere takacaksam saçlarımı bu şekilde toplarım...
Bu da mahcup kız modeli :) Saçlarım uzunken bu modeli çok sık tercih ediyordum, saç hem açık oluyor hem de devamlı öne düşüp rahatsızlık vermiyor...
Evet bu aralar en sık tercih ettiğim model de bu, saçlarım artık kısa olduğu için çok rahat at kuyruğu yapabiliyorum. Ama bu modelde kendime bir not düştüm asla ama asla kancalı lastik tokalardan kullanmıyorum, bir keresinde girdiğim mağazada dolaşırken kanca çat diye fırlayıp Bonus kafam ceööö diye ortaya çıkınca çalışanlar neye uğradığını şaşırmıştı hee hee :) Bu yüzden tercihim kopma riski olmayan havlu tokalardan yana ;)
Evet benim saçımla ilgili önerilerim ve kullandığım saç modelleri bu şekilde... Tabii kıvırcık saçlar da kendi içlerinde çok farklı yapıda olabiliyor... Buklelerinizin şekline, saçınızın cinsine göre bu modeller ve ürünler sizlerde farklılık gösterebilir. Tüm kıvırlar beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim :)

12 Mart 2012

Hazırlık

Yavaş yavaş dönüş için hazırlıklara başladım, kısmetse cumartesi günü minik prensesimle birlikte Moskova topraklarına adım atmış olacağım... Ay çok heyecanlıyım! Bu sefer nedense kendimi tatile gidiyor gibi hissediyorum, bu kadar aradan sonra böyle hissetmem normal sanırım ;) 
Noni nasıl derseniz son günlerde hep bu vaziyette :) Nerde bir koltuk, bir puf, bir tabure var hop benim totiş hemen üstüne kuruluveriyor, özellikle geçtiğimiz hafta kendimi fazla yorgun hissettim ve bulduğum her köşeye tünedim kihh kihhh :) Benim böyle ağır vasıta hallerimi bilen arkadaşlarım da sağolsunlar beni yormadılar ve vedalaşmak için karşıya geçtiler, birçok çiçek bir de böcekle keyifli bir gün geçirdik hep birlikte...
Çiçeklerimizden ilkini hemen takdim ediyorum :) Bu dünya güzeli kim derseniz: Dünya bebek! O kadar tatlıydı ki (dikkatinizi çekerim benim gibi kıvırcık!) onu yemeden kendimi nasıl tuttum bilmiyorum!
Dünya'nın dünyalar tatlısı annesi Aytül, o da benim gibi hamiş, ikinci kız bebişimiz Mayıs'ta geliyor inşallah ;) 
Dünya'nın dünyalar güzeli teyzesi Deniz yani bizim pırpırımız :)
Bu yakışıklı tosuncuk da Ömercik! Senin o minik ellerini yerim ben!!! Minik kızımıza ve oğlumuza maşallah diyin lütfen!
Ömer'ciğin çiçeği burnunda annesi Zeynep...
Civcivimin kucağına da pek yakıştı doğrusu, darısı tez zamanda arkadaşımın başına inşallah!
Civcivin kuru kafalı kolyesine bittim! Bu arada Bulgaristan göçmeni arkadaşımın kolundaki Marteniçka (мартеницка) bileziği... Bulgar geleneğine göre her yıl 1 Mart günü kırmızı ve beyaz renklerdeki bileklik bileğe takılıyor, leylek görene kadar bilekte kalıyor, leyleği gördükten sonra çıkartıp çiçek açan bir ağaca asılınca dilek gerçek oluyormuş... 
Bu da benim kaytan bıyıklı yüzüğüm, Bağdat Caddesi'nde bulunan QUQLA'dan aldım ;)
Görüyorum görüyorum ufukta harika bir hafta bizi bekliyor ;)

08 Mart 2012

Yaşasın Biz Kadınlar!

Bugün bizim günümüz! Hiçbir zaman yerinde saymayan, geçmiş yerine daima ileriye bakan, kendini seven ve devamlı geliştiren biz kadınların günü bugün!
Hepimizin Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!
Bu ayın çekilişine bıraktığınız yorumlar için de hepinize çok teşekkürler! Yorumlardan anlaşılacağı üzere halimizden memnun olanlar da var, kıskançlık ve birbirini çekememezlik gibi bazı özelliklerimizi değiştirmek isteyenler de... Ama bir gerçek var ki hepimiz dünyaya kadın olarak geldiğimiz için mutlu ve gururluyuz! Yaşasın kadın olmak :)
Gelelim çekiliş sonucuna...
Sona kalan dona kalmıyor, bu ayın kazananı HAMUŞ oluyor :) Kendisini tebrik ediyorum ve değerli vaktini bu ayın çekilişine ayıran tüm güzel bayanları öpüyorum!
Bu dünya içinde biz kadınlar olduğu sürece güzel!