15 Haziran 2009

Artık kısa cümleler kuruyor, uzun resimler koyuyorum...

Önceden uyarmak isterim, fazla uzun bir post oldu bu, sizi baymamak için fotosu bol yazısı az bir haftasonu özeti geçmek istedim... Perşembe günü Galata Tasarım'a Kristin'imi görmeye gitmiştim, ortam harikaydı tabii sergideki tasarımlar da... Kendimi çok tuttum, ama canım arkadaşımın tasarladığı bu mavi gümüş yüzüğü görünce dayanamadım aldım :)



İlk görüşte aşk dedikleri bu olsa gerek! Beni yansıttığına inandığım bir takı gördüğüm anda işte bu benim olmalı diyorum, bu polymer yaka iğnesini Kristin'de gördüğüm anda bayıldım, belki de şu anda polymer clay hobim nedeniyle benim kalbimi anında fethetmiştir, kimbilir...
Bu şirin kolye de Kristinim'den doğumgünü hediyesi olarak geldi, pisicik çook tatlı di mi tam benlik :) Çukurcuma'ya gittiğinizde Evihan'a girip cıvıl cıvıl takılara bir göz atın derim ;)

Galata Tasarım'ın atmosferini çok beğenince cumartesi günü de Bebek Parkı'nda düzenlenen Bebek Şenliği'nde soluğu aldım.
Bahar Korçan, Hakan Yıldırım gibi Türkiye’nin en önemli moda tasarımcıları ile genç moda tasarımcılarının koleksiyonları açılan standlarda yer alıyordu...

Galata Kulesi'nde düzenlenen tasarım festivalinde Sadi Tekin'in "Pick Me!" tasarımlarına bayılmış ancak bu kedili yüzükten bulamamıştım. Fakat Bebek'te muradıma erdim :)

İstediğiniz renkte kombinasyon yapabiliyorsunuz, seçmesi zor oldu ama ben mavi ve kırmızı rengi tercih ettim :) Sadi Tekin'in websitesini bir incelemenizi tavsiye ederim...
Bebek'teki şenlikte tatlılar da çok baştan çıkarıcıydı ;)
Bunlar da diğer baştan çıkarıcılar haa haa Bebek'in melekleri mi desem yoksa melek bebekler mi bilemedim :)
Çay molasını Cihangir'deki Firuz'da verdik...
Ladies and Gentleman....Let me introduce you Edwarddddd!!! Bu şirin ördek cafede oturan müşterilerden birinindi, ismi Edward, inanılmaz şeker birşeydi :)
Akşam yemeğini Leb-i Derya'da yedik... Yemek ve servis kalitesi böyle güzel manzaraya sahip bir mekan için oldukça düşük kalıyor bence... Aperatif içki için tercih edilebilir, kokteyllerden Ginger Lime'ı tavsiye ederim ;)
Pazar günü brunch için tercihimiz Güzelcehisar oldu... O gün doğa ile çok uyumlu renklerde olduğumu söylemeliyim ;)


Hidiv Kasrı'nda yürüyüş yaparken, uzaktan gelen musiki seslerinin de etkisiyle olsa gerek aklımda beliren tek soru böyle yerlerin neden yanlış kişilerin elinde olduğu idi...

Güneş ve deniz bir arada olduğu zaman bu şehrin tüm çirkinliklerini kamufle ediyor sanki... Hidiv Kasrı'ndan sonra karşıya geçtik ve daha önceden merak edip deneme fısatı bulamadığımız Cookshop'ta öğle yemeğini yiyelim dedik. Yemek tam bir fiyaskoydu! Marine edilmeden sadece üzerine teriyaki sosu boca edilmiş kuru bir tavuk ne kadar lezzetli olabilirse, o kadar lezzetliydi işte...Bardak yerine kavanozda servis edilen limonatalar bile mekanı sevimli bulmama yetmedi ne yazık ki...
Böyle mekan izlenimlerimi size aktarırken yeni keşfettiğim bir websitesinden de hemen bahsetmek istedim. Mekanist.net beğendikleri mekanları birbirleriyle paylaşmak isteyen herkesi bir araya getiren güzel bir websitesi... Türkiye’nin her yerindeki kullanıcılar mekanist.net’e diledikleri mekanları ekleyerek, o mekan hakkındaki deneyim ve görüşlerini özgürce paylaşabiliyorlar. İçinde cafe, bar ve restaurantlar hakkında tavsiyeler, mekan tanıtımları ve röportajlar yer alıyor. Kolay kullanımı ve yalın içeriği ile bence kaliteli bir iş çıkartmışlar, hazırlayanların ellerine sağlık diyorum ;)
Akşam eve girdiğimde enerjim devam ediyordu :) Hızımı alamadım ve hamurlarımla bunları yaptım. Artık tasarım festivallerinin mi yoksa doğaya karışmanın etkisi mi bilemiycem :)
Saroz sahilinde dolaşırken bir taşın üstüne yapışmış midye bulmuştum. Denizkızını onun üstüne oturttum, adını da Anjel koydum, Angelina Jolie gibi kalın dudaklı olduğu için :) Anjel kayaya çıkmış Decaf Latte'mi bekliyor çünkü bunu onun için yaptım... Magnet koalama da ilgi bir hayli fazla oldu, bundan açıkçası çok hoşnutum! Hediye edilmek için sırada bekleyen koalalarım var :)
Ohhh şöyle biraz serilip dinleniyim demek isterdim ama bir haftayı bitirip yenisine başladık bile! Bu hafta da yoğun geçecek gibi gözüküyor... Hepinize çooook güzel bir hafta diliyorum!!
Photobucket

20 yorum:

  1. çok güzel ve asilsin.aşık olsam peşinden koşsam yüz vermezsin bana:(

    YanıtlaSil
  2. Ayyy Edward :) Pini çok beğendim :)

    YanıtlaSil
  3. Ben de istiyorum Nonim ben de ;) Sana da su gibi gecen harika bir hafta diliyorum!

    YanıtlaSil
  4. birsürü şey beğendim yazında, hangisinden başlasam;

    Edward çok şekeer bende istiyorum ama almıyorlar:(

    Meleklerin hareleri ve kanatları çok şeker bende istiyorum :)

    Kedili yüzüğün çok şeker, kuşlu ve melek kanatlısına da bayıldım:)

    Anjel çok şeker, bende yapabilirmiyimki acaba. çok severim hamurla oynamayı:)

    Sende çok şekersin nar çiçeği rengi yakışmış :)

    YanıtlaSil
  5. "Hidiv Kasrı'nda yürüyüş yaparken, uzaktan gelen musiki seslerinin de etkisiyle olsa gerek aklımda beliren tek soru böyle yerlerin neden yanlış kişilerin elinde olduğu idi..."

    merhaba
    uzun süredir bloğunuzu izliyor, her yazınızdan bir şeyler öğreniyorum...
    ama yukarıdaki yazıda ne demek istediğinizi anlayamadım.
    musiki sesler miydi sizi rahatsız eden? yoksa hidiv kasrını işleten beltur mu? ya da belki de bu koruluğa girişin istanbulun çoğu köşkünün aksine halka açık oluşu muydu?
    şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. İsimsiz güzel sözlerin için teşekkürler!

    Moda cadısı pini beğenmene sevindim, senin zevkin zaten tartışılmaz ;)

    Denizcim bana adresini mail olarak atar mısın? :)

    Pinky eveeet melek kanatlarını da çok beğendim ben :)

    Ümit kastettiğim Beltur'du ne yazık ki sadece belli bir kesime hitap ediyorlar. O güzel doğanın arasında gözüme birçok karaçarşaflı çarptı, bu da hoş bir görüntü değil tabii ki...

    YanıtlaSil
  7. anjel cok guzeeeeeel!!!!!

    YanıtlaSil
  8. Cok guzel bi haftasonu olmus bayildim:) Ayrica yuzuk cok sirin, gule gule kullan.

    YanıtlaSil
  9. yumyumun annesi16/6/09 10:04

    Siz ve gibiler böyle düşünmeye devam ettikçe,o yerler hep "size göre yanlış" kişilerin elinde olacaktır.Neden mi ? Çünkü o size göre yanlış kişiler sizin orada bulunmanızı yanlış bulmayarak doğru olanı düşündükleri ve yaptıkları için..Hayır,kara çarşaflı falan değilim üstelik!

    YanıtlaSil
  10. Oh nonim valla çoook verimli bir haftasonu geçirmişsin böyle de devam etsin ...hamurların her zamanki gibi çok güzel kıskanmaya devam ediyorum ama maşallahımı da hemen diyeyim nazar değmesin. hihiii

    YanıtlaSil
  11. Yumyumun annesi bu çağda karaçarşaflılar senin gözüne batmıyorsa, bunu normal karşılıyorsan, sana göre onlar doğru olanı yapıyorlar ve doğru olanı düşünüyorlarsa bu blogda daha fazla dolanma lütfen, burası pek senlik bir yer değil.

    YanıtlaSil
  12. hmm. :) bu soruyu sordum çünkü günümün büyük kısmını o kasrın balkonunda bir köşeye kıvrılıp kitap okuyarak ya da o müthiş korusunda bisiklet antrenmanları yaparak geçiririm. Hidiv kasrı benim için en değerli yerdir, evimden bile daha çok severim hatta burayı.
    kimse bana oraya giderken kapri giyemezsin! ya da çok garip bir görünümü olan bisiklet taytı giyemezsin! demiyorsa, benim de başka bir insanın ne yapacağına yaptığına -doğru bulayım ya da yanlış bulayım- karar verme hakkım yoktur diye düşünüyorum.
    bir de küçükken izlediğim çizgi filmlerin etkisiyle kara çarşaflı insanları ninja turtle sanırdım üstelik. :).
    ama tüm samimiyetimle söylüyorum, insan gibi onurlu bir şekilde yaşamyabilmemiz için başka insanların tercihlerine saygı duymamız, onların bu hakkını korumak için gerekirse canımız pahasına mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum.

    hiçbir kara çarşaflının başka bir kadını giyinme şekli yüzünden belli bir yerden atma isteğine tanık olmadım henüz.
    bana da hiçbirisi "hidiv kasrında taytla dolaşma" demedi üstelik...

    bu sözü söylerken kötü niyetli olmadığınızı ümit ediyorum.
    yoksa bu gerçekten tam da içinde bulunduğumuz karmaşık toplumsal durumda bizi bölen, toplumsal huzurumuzu bozan, diğer insanları "ötekileştiren" bir tavır.

    "kendinizi sevdiğiniz gibi başka insanları da sevin"

    YanıtlaSil
  13. Ümit sana göre bu ötekileştirmekse o zaman ben bunu seve seve yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim. Sen beni içinde insan sevgisi yok diye de kabul edebilirsin hiç önemli değil! Atatürk'ün yıllar önce yaptığı kıyafet devrimini düşününce ve ülkemin şimdiki görüntüsüne bakınca üzgünüm ama benim içim cız ediyor! Toplumsal huzurumuzu korumanın bu karafatmaları kabullenmekten geçtiğine inanıyorsan bir de üstüne bunu onurlu yaşamaya bağlıyorsan sana söyleyecek başka bir sözüm yok.

    YanıtlaSil
  14. haftasonu bomba gibi geçmiş, okurken içim açıldı, ellerine sağlık..

    hamurlara ise bayıldım! koala çok tatlı ama benim gönlümü anjel fethetti, yüzündeki ifadeye bittim! :)

    hidiv kasrı konusunda ise yorumun kesinlikle samimi ve öznel. çok normal, çünkü senin blogun. ve sana katılıorum. hidiv kasrı gibi muhteşem bi yerde yürüyüş yaparken, mevsim ve yaptığım spor gereği giyindiğim halde "ötekileştiren" bakışlara maruz kalıorum. ve keyfim kaçıyor, gitmiorum. bu durumda hidiv kasrı vb yerlerdeki hakim zihniyetin yanında ötekileşen ben olmuyor muyum?

    sevgiler..

    YanıtlaSil
  15. Eskiden hoşgörülüydüm. Bir baktım onlarda bırak hoşu, bizi görme tahammülü bile yok. Merhametten maraz doğuyor bu konuda. Artık son derece tahammülsüzüm, bu hale gelene değil geldirene bakmak gerek.
    Hidiv Kasrı'nı idare eden Beltur da örümcek kafalı olduğu kadar aynı zamanda behdemsiz. Kavacık'ın dibindeki bu mekanı öğle tatillerinde para basar hale getirebilecekken kendilerine yar etme telaşında heder ediyorlar. Yazık.

    YanıtlaSil
  16. ne güel bir gün olmuş, iyi geldi iş yoğunlunun arasında.. hele de tasarımlar bayıldım :)

    YanıtlaSil
  17. Canım fotolar bir harika, bu arada saklı geçen ve cümleler arasına serpiştirilen mutluluğun daim olsun.mucxxxxxxxx

    YanıtlaSil
  18. Valla Nonicim, sana katiliyorum.Bende maalesef tahamul edemiyorum. Hele hele bir video vardi humeyniyi seven turbanli kizlar.. O zamandan beri hepsine onyargili yaklasiyorum. Ben bu sene bursa'da sifir kol giydigim icin laf isitmistim.. demekki bizde onlara batiyoruz Umit.
    Ustelik bu devirde insan yerine hayvan severim daha iyi. Hic olmassa onlardan bi zarar gelmeyecegini bilirim..

    Arimayasilgisi

    YanıtlaSil
  19. Ben de seni anlıyorum Noni! Erkeklerin anlamadığı şey ötekileşmeyi kendileri yaşamadıkları için, hiç yaşanmıyor sanmaları...
    Tabii ki, herkesin istediği gibi yaşama ve giyinme özgürlüğü var ama maalesef Türkiye bu konuları aşabilmiş bir ülke değil ve büyük bir bağnazlık tehlikesi içinde. Böyle bir tehlike varken, amaan demek biraz naif kalıyor. Ben hatırlıyorum da bundan 10 sene evvel mini etekle sokakta rahat rahat dolaşırdım. Şimdi omzu açık bir bluzle tek başıma yürüdüğümde karşılastığım tepkiler ve bakışlar beni öyle rahatsız hissettiriyor ki bunu sözle anlatmak o kadar kolay değil. Benim ananem 19 Mayıs gösterilerinde süper mini şortla gösteriler yaparken, biz diz hizasında eteklerle yaptık. Annem mini elbise-eteklerle otobüs ve dolmuş kullanarak işe giderken, biz erkek arkadasımız-esimiz ile birlikteyken bile huzursuz olmaya baslamısız. Tabii ki asıl konu kıyafet değil. Konu bu ülkede insanların dilediği gibi yaşama özgürlüğü. Bağnaz kesim, ellerinde olsa bizi yerin dibine sokacak ki bir daha ortaya çıkmayalım. Hal böyle olunca, insan her ne kadar "herkes dilediği gibi yaşasın" dese de, baskalarının dileği senin yok olman olunca, mecburen karşısında duruyorsun. Bu durumda humanist değil miyiz yani? İnsanların hak ve özgürlüklerine saygı duyuyoruz elbet ama bu bizim özgürlüklerimizin kısıtlanmaya başladığı noktada bitiyor!!!

    YanıtlaSil
  20. Ne harika yüzükler bayıldım doğrusu birde sana bayıldım:)Ne zaman bloguna girsem gülen yüzlü bir fotonu görüyorum gülmek bu kadarmı yakısır bırıne demeden gidemeyecegım:))

    YanıtlaSil

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...