27 Ağustos 2009

Bugünkü Noni: Naftalin Kokulu

Hele gel yaklaş ekrana bakem korkma! Naftalin kokusu alıyor musun söyle? Heee diyeceksin ki bana şimdi nasıl söyleyem keko yorumlar kapalı görmiy misen :)

Aha bu post benim kimi zaman ne kadar da antika ruhlu olabildiğimin ispatıdır :) Geçen hafta Kastamonu karpuz güzeli seçilen totomun üzerinde duran ahanda görmüş olduğunuz bu etek tam tamına 15 seneliktir! Bu eteği minik bir yavru iken Londra'ya gittiğimde almıştım (burada Londra kısmı tamamen "yurtdışına da çıkıyom hep yerli değil kimi zaman uluslararası da takılıp ufkumu genişletiyom" havasını atabilmek için vurgulanmıştır) ve modası geçince birilerine vermeye kıyamamıştım, ne mutlu bana ki 15 sene geçmesine rağmen hala içine girebiliyorum demek isterdim ama beli lastikli şekerler lastiğini esnete esnete girdim içine haha haaa :P

İçimizdeki Kapıları Açmak kitabının dünkü mesajını okudum, bakın ne diyor:

"....birlikte olduğun ruhları sev, yaptığın şeyi sev, çevreni sev ve sana düşman gibi görünen ruhları sev. Sana düşman gibi görünenleri sevmek, sadece seni sevenleri sevmekten çok daha fazla erdem içerir. Her ruhun içindeki sevgi ihtiyacını hisset ve o ihtiyacı karşılayacak ve senden akacak olan sevgi için bir kanal ol. Her birey yalnızca sevgi uğruna sevmeyi öğrendiği zaman, dünyadaki sıkıntının getirdiği ağırlık hafifleyecek; çünkü sevgi ağırlık ve karanlığın olduğu yere aydınlık ve hafiflik getirir... "

Dün blogumu yorumlara kapama fikrimden sonra bu mesaj bana çok anlamlı geldi. Her ruhun içinde sevgi olduğuna ben de yürekten inanıyorum, tek yapmamız gereken içimizdeki haseti, kıskançlığı veya bizi kötü düşünmeye iten duygu her ne ise onu bir kenara bırakıp bu sevgiyi ortaya çıkartabilmek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...