26 Kasım 2010

Romanov Chambers

Dün Rusların en soylu ailelerinden biri olan Romanov'ların Taş Evi'ne yapacağımız gezi için Kitay Gorod metrosunun Varvarka çıkışında buluştuk..
Grup toplanınca taş evine doğru yürümeye başladık...
Bu taş ev 16. yüzyılın ortalarında bir asilzade olan Nikita Romanov tarafından inşa edilmiş. 1859 yılından itibaren de müze haline getirilerek şehrin ilk müzelerinden biri olmuş.
Burası taş evin girişi, misafirler bu ana girişten içeri alınırmış...
Rehberimiz o döneme ait ilgi çekici detaylardan bahsetti, ben de hem anlattıklarına kulak kabarttım hem de makinemle küçük olan mekanda olabildiğince fotoğraf çekmeye çalıştım... Bu eve ait en ilgimi çeken detay kadınlar ve erkeklerin ayrı katlarda bulunması oldu... Haremlik selamlık diyebiliriz buna...
O dönemin kadınları giyim konusunda oldukça tutucuymuş. Evli kadınların saçını bir tek eşi görebilirmiş, misafir içine çıkacağı zaman uzun kaftanlar giyip saçını da kapatmak zorundaymış. Erkekler içinse giyim zenginliğin simgesiymiş. Bir Romanov asilzadesinin kalpağı 40cm. uzunluğunda, içi kürklü, dışı saten veya ipekten olan paltosu ise açıldığında 3.5 metre genişliğinde olurmuş. Zenginliğini göstermek için paltosunu yazın bile üstünden çıkartmazmış. Ayrıca ayakkabısı altından bir yumurta geçebilecek kadar topuklu olmalıymış.
Giriş katında bulunan bu fırında toprak kaplarda yemekler pişermiş. Geceleri ermişlerin onları ziyaret ettiklerine inandıkları için fırının alt katındaki bölümde bir kap yemek mutlaka hazır tutulurmuş.
Şimdi bodrum katındaki kilerdeyiz... O dönemde elektrik olmadığı için evin hizmetçileri ellerinde fenerlerle kilere iner, sabah kahvaltısı için buğdayları bu tahta çanaklarda öğütür, etleri burada muhafaza ederlermiş. Ayrıca bal, arpa ve çeşitli meyvelerden hazırladıkları kvasa benzeyen ama ondan çok daha sert olan özel içkileri 5-10 yıl arasında bu fıçılarda eskitilirmiş...
Kilerden sonra depoya geçtik. Burada ise silahlar, top mermileri, sandıklar ve savaşa çıkacakları zaman yanlarına aldıkları malzemeler vardı...
Öndeki değerli eşyalar ve paraların saklandığı sandık, arkadaki ise valizmiş...
Sırf bu valizin ebatları yüzünden o dönemde yaşamadığıma şükrettim!
Ve üst kata çıktık. Şimdi yemek odasındayız.
Eve misafir geleceği zaman hizmetçiler 60 çeşit yemek hazırlarmış. Konuk çok önemli biri ise bu sayı 200'e çıkarmış. Vay hizmetçilerin haline :(  
Çok özel bir kutlama olmadığu sürece burada sadece erkekler bir arada yemek yermiş. Evin hanımı en güzel kıyafetleriyle yemek odasına gelip misafirleri selamlar, eşinin yanına gidip onu dudağından öpermiş. Bu öpüşmenin ardından evin beyi misafirlere izin verir, isteyen misafir evin hanımını dudağından öpebilirmiş. Hanımının saçını kapat ama dudağını halka aç, tuhaf adetmiş doğrusu!
Burası çalışma odası...
Çalışma odasının heybetli sobası...
Alt katta bulunan fırının bacası buraya kadar çıkıyor ve oda bu şekilde ısıtılıyormuş.
Şimdi çalışma odasının yanındaki odadayız... Burası kitap okuma ve dinlenme odası. O dönemde gün içinde mutlaka şekerleme yapılırmış.
Daracık bir merdivenden çıktık ve geldik hanımların katına... Evin hanımı günün büyük kısmını bu katta çocuklarıyla geçirirmiş. Eşiyle haftanın belli günlerinde aynı yatakta yatabilirmiş. Oğlanların 5-6 yaşına kadar bu katta durmalarına izin verilirmiş, ondan sonra alt kata erkeklerin katına geçmek durumundaymış. Kızlar ise eğitimlerini bu katta görür, 15 yaşına geldiğinde evlendirilirmiş. Genelde erkekler çok genç yaşta savaşa gidip yıllar sonra döndükleri için karı-koca arasında yaş farkı fazla olurmuş.
Evlenme çağına gelen genç kız için çeyiz hazırlanır ve böyle bir sandığa konurmuş. Ayrıca çeyizi nelerden oluşuyorsa hepsi bir kağıda yazılır ve bu kağıt sandığın içine bırakılırmış. Bir kızın ne kadar zengin olduğu da çeyiz sandığından anlaşılırmış. 
Aynı katta bir de dokuma atölyesi vardı. O dönemde kıyafeti dışarıda birine diktirmek çok ayıpmış. Bu nedenle evin kız hizmetçileri bu katta yünü şarkılar eşliğinde dokur (yünü şarkı söyleyerek dokuyanın uzun yıllar yaşayacağına inanılırmış), kumaşı hazırlar, evin hanımı da işlemesini yaparmış.
Evin oğlanlarının çalışma odası da son ziyaret noktamız oluyor...
 Gezimiz burada sona eriyor...
Umarım siz de en az benim kadar keyif almışsınızdır ;)
Hepinize keyifli bir hafta sonu diliyorum!

26 yorum:

  1. çok keyifliydi ..gerçekte görmek daha keyiflidir..ben hep eskiyi düşünüp hayaller kurarım bu tür yerleri gezerken

    YanıtlaSil
  2. harika bir gezi olmuş nonimmm :)

    iyi hafta sonları

    YanıtlaSil
  3. harika bir gezi olmuş nonimmm :)

    iyi hafta sonları

    YanıtlaSil
  4. Bavul benim çok hoşuma gitti :)
    Ama soba favorim oldu.
    Muhteşemmiş.

    YanıtlaSil
  5. nonicim çok güzel anlatmışsın. eline sağlık:)
    evin hanımını dudaktan öpme meselesi hariç (ki bana da garip geldi) biz Türklere ne kadar çok benziyorlar değil mi?
    sevgiler:)

    YanıtlaSil
  6. Nonicim, hem de çok beğendim. Ayaklarına, ellerine, gönlüne sağlık :*

    YanıtlaSil
  7. Çok keyifli bir geziydi teşekkür ederiz Noni hanım :)) O sobanın çok daha ihtişamlıları hermitage'da oraya da mutlaka yolunu düşür :)

    YanıtlaSil
  8. çok keyifliydi Nonicim. bu saç-dudak çelişkisi ne tuhaf sahiden.

    YanıtlaSil
  9. Many thanks for posting these detailed photos and for the accurate visit in the house of the Romanovs through the various rich rooms..I hope to be able to do it personally as soon as possible...Ciao, Sal

    YanıtlaSil
  10. Çok güzel bi gezi olmuş.Leylek makasa bayıldım.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  11. bu tür gezileri bende seviyorum,en çokta sobaya bayıldım..

    YanıtlaSil
  12. Gitmiş gemis kadar olduk sayende tatlim... Cok keyifliydi! :)

    YanıtlaSil
  13. Evin dışı pek görkemli değil ama içi harika.. Bayıldım, keşke biz de böyle yerlerde olabilsek :)

    YanıtlaSil
  14. zoitsa; evet ben de aynı şeyi düşünürüm, hatta ordaki eşyalara dokunurum, sanki o dönemin enerjisi hala üstlerinde duruyor gibi gelir bana...

    Elçinim; sana da iyi haftasonları canımmm!

    banyosuyu; ay o bavulu taşırken düşündüm ben kendimi de yok yoook almıyım ben hii hii :)

    annemüdürü; kesinlikle ben de aynı şeyi düşündüm, bize çok benziyorlar ;) ama bu haldeyken bu hatunlar nasıl açılıp saçılmışlar olay nerde kopmuş onu tam çözemedim, dur bakalım zamanla anlıycaz sanırım :P

    Gaye; rica ederim canım ;)

    Haydinsim, ben hermitage nereydi diye bir soru sorsam saçını başını yolmazsın de mi :)

    Pinkycim; aynen katılıyorum!

    turidis; not at all! it was really nice to be in touch with the family somehow, ciao!

    Emine İncefidan; teşekkürler, sevgiler...

    Buket &
    zeynep; ben de sizlerle aynı fikirdeyim kızlar ;)

    Canım ablammmm; sesini duymak harikaydı, bu aralar burnumda tütüyorsun bitanem...

    francesca mckennitt; ısıtma sistemi yok, sadece bir tek kalorifer vardı o da evin beyinin çalışma odasında, burdaki soğuğu düşününce bu insanlar nasıl ısınıyormuş o dönemde hayret ediyorum, ayy yok yok ben istemem kaloriferli evimden memnunum ben :)

    YanıtlaSil
  15. Harika bir yazi cidden cok severek okudum cunku planimizda oraya gitmek yok ve bunu bu sekilde ogrenebilirim ancak.Cok sasirdim bazi durumlara.ozellikle kamuya acik dudaklara hihii

    YanıtlaSil
  16. Hem fotoğraf çekip hem de rehberi dinleme işini çozdün sanırım.ok güzel yazmışsın, fotolarda nefis.Ben de oradaymış gibi hissettim.Oldum olası Eski rusyayı merak ederim Özellikle saintPetersbugu.Nermin Bezmenin kitaplarında anlarılan beyaz rusları ve yaşantılarını.Bu nedenle seni keyifle takip ediyorum.

    YanıtlaSil
  17. nihalcim, ben de blogları bu yüzden seviyorum, gidemediğim göremediğim yerler/şehirler hakkında bilgi sahibi olabiliyorum ve yerimden kalkmadan onların dünyasına misafir olabiliyorum ;)

    Haydinsim; teşekkürler canım ;)

    Defnecim; keyifle takip etmene sevindim, elimden geldiğince gözlemlerimi aktarmaya çalışıyorum ;) ayrıca St. Petersburg'u ben de çooook merak ediyorum!

    YanıtlaSil
  18. cok tesekkurler.. cok guzel bir paylasim bu..tarihin kapilarini araladik sizle birlikte... yanliz sormak istedigim bir sey var Romanovlardan bahsederken sadece asil ailelerden biri diyorsunuz amma Romanovlar
    devrime kadar Rusyayi yonettiler.. rus imparatoru daha dogrusu car'i Romonov'dur bunu biliyor muydunuz?

    YanıtlaSil
  19. Adsız; rica ederim ;) Bu taş evi yaptıran Nikita Romanov'un torunu Mikhail Romanov daha sonradan çar olmuş ama o çar olduktan sonra bu evde yaşamaya devam etti mi bu kısımdan emin değilim... Dediğim gibi bazen fotoğraf çekmeye dalıp anlatılanları kaçırabiliyorum :)

    YanıtlaSil
  20. Kadınlar hep zor koşullardaymış, elbise dokumak, 15 yaşında evlenmek...yemek odasına bayıldım :)

    YanıtlaSil
  21. Nonimmmm,
    Bana bak bence sen mutlaka ama mutlaka böyle bir iş yapmalısın. Gez, gör, yaz, çiz, çek, ye, iç gene yaz.. :)
    Ne kadar zevkle okudum bilemezsin.. Daha önce girdim okudum, yoruma fırsatım olmadı ama inadına bir daha.. bir daha..
    Öperimm Bol bol.
    E.

    YanıtlaSil
  22. Bayildim oraya, offf gitmedigime bin pisman oldum ki ben rus kulturune cok merakli ve hayranim.. :(

    yemek odasininin tavan motifleri yokmu beni bir kez daha oldurdu, bayiliyorum bu eski rus motiflerine, ahsapla yarattiklari harikalara..
    O firin-sobalarin birde ustu duz olani vardir genelde koy evlerinde olur, firindir daha dogrusu kisin onun ustune yatak atip yatarlarmis ruslar.. ;)

    Ve rus kulturunde dudaktan opusmek vardir bunu erkek erkege yaptigi gibi bir kadin arkadasi olan erkek arkadasi ile de yapar kimse bunu sapiklik diye dusunmez yanaktan opusmekle ayni sayilir.. ;)

    o kuslu makazin guzelligine bittim resmeenn, bence kadinlar o kadarda bizlerdeki gibi hor gorulmuyormus, en azindan egitiminlerini alipda, dikisti gibi hayatta isine yariyacak seyleride ogretip evlendiriliyormus, ki her toplumun eski donemlerinde erken evlenmek varmis..

    Sovyet doneminde de okullarda mutlaka kizlara dikis dersleri veriyorlarmis, mutlaka kizlar bicip-dikmekten anlamaliymis..

    opuyorum seni, sen gez oralarda bende burada iyice ozliyim.. ;)

    YanıtlaSil
  23. defne; evet o dönemde yaşamak istemezdim kesinlikle!

    Evom; çok teşekkürler canım arkadaşım! ama burda havalar gittikçe soğuyor, bugün -17 derece! artık bu kadar rahat fotoğraf çekebilir miyim bilmiyorum :(

    Meralcimmmm; belki yine Raille yolunuz Moskova'ya düşer olmaz mı? Bak biz minimum 3 yıl burdayız bir ara denk geliriz inşallah canım ;)

    YanıtlaSil
  24. dusunmuyor degiliz, devamli arkadaslarimiz cagiriyor gelin diye bir-iki haftaligina, artik bakacagiz.. ;)

    YanıtlaSil

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...