17 Haziran 2011

Phaselis


Antalya'da Kemer'e gittiğimiz bir gün antik kent Phaselis'i de dolaştık...
Küçük bir sandal bizi tekneden alıp antik kentin olduğu kıyıya bıraktı...
Ve rehberimiz Phaselis'in tarihi hakkında bize bilgiler vermeye başladı...
Kentin, Akdeniz'e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İ.Ö. 7. yy.da Rodos'lu kolonistlerce kurulduğu söylenir. Kuruluş efsanesinde; Phaselis'e ulaşan kolonistlerin, karşılaştıkları yerli çobana yarımadayı beğendikleri, yerleşim bedeli olarak da arpa ekmeği mi, kurutulmuş balık mı istediği sorulur. Çobanın kurutulmuş balığı tercih etmesiyle yerleşimin gerçekleştiği anlatılır.
Koca bir kenti kurutulmuş balığa veren bu çoban, yüzyıllar sonra antik kenti mesken tutmuş bu tatlı kedicik olarak karşımıza çıkmış olabilir mi acaba :) 
Phaselis'in coğrafi konumu Akdeniz'in önemli bir liman kenti olduğunu gösterir. Biri yarımadanın kuzeyinde (A), diğeri kuzeydoğuda (B), üçüncüsü ise güneybatı kıyısında (C) yer alan üç limana sahiptir. Roma'lı coğrafyacı Strabon orta limanın hemen gerisinde küçük bir gölün yer aldığından söz eder ki, bugün bu alan (R) sazlık durumdadır.
Limanları, agoraları ve şehir sikkeleri üstündeki antik gemi betimlemeleri Phaselis'in Mısır, Suriye ve Yunanistan arasındaki su yolu trafiğinde önemli bir ticari liman hüviyetini vurgular. Şehir özellikle gerisindeki ormanlarla kaplı Toros dağlarının kerestesini Akdeniz limanlarına sevk etmek için kurulmuş olmalıdır.
Phaselis bazen Likya bazen de Pamfilya bölgesi şehri olarak gösterilir. Gerçekte iki bölgenin sınırında yer almaktadır. Şehirde sırasıyla Pers, Karya Satrabı (Bodrum-Halikarnas bölgesi) Mausolos ve nihayet komşu şehir Limyra'nın Kralı Perikle'in egemenlikleri görülür.
İ.Ö.333'te Büyük İskender'i altın taçla karşılamaları şehir tarihinin en renkli sayfalarından biridir. İskender'in kışın büyük bir kısmını geçirdiği Phaselis'in bu dönemde zambak yağı ve gülleri ile ünlü olduğu anlatılır...
İskender'den sonra birçok kez el değiştiren Phaselis, korsanların talanlarına uğramasının ardından Roma egemenliğine girer. Bu dönem şehirde yeniden yapılanma ve en az 300 yıl sürecek refahın başlangıcıdır.
Şehir 129'da İmparator Hadrian tarafından ziyaret edilir. Güney limandan başlayan ana cadde girişindeki tek kemerli anıtsal tak (H) bu ziyaretin anısına dikilmiştir.
5. ve 6. yy'lar Bizans egemenliğindeki dönemdir. 7. yy'daki korsan akınlarından sonra 8. yy'da yeni bir refah dönemi başlar. Son devir sur kalıntıları ve yapıları bu dönemin inşa faaliyetlerindendir. (T)
Phaselis 1158'deki Selçuklu kuşatmasından sonra gerek depremler, gerekse Antalya ve Alanya limanlarının işlevlerinin artması ile önem kaybedip, 13. y.y. başlarında tamamen terkedilir. Günümüze Roma ve Bizans dönemi kalıntıları ulaşabilmiştir.
Phaselis tiyatrosu akropolisin yamacına inşa edilmiş küçük boyutlu tipik bir Hellenistik Devir tiyatrosudur. Tiyatro bölgenin doğal taşı konglamera bloklarından inşa edilmiş olup, sahne binasının Roma döneminde eklendiği, geç Bizans'ta ise kısmen şehri koruyan yeni surların bir parçası olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Ege ve Akdeniz’deki antik tiyatrolar genellikle manzaralı yerlere oturtulmuş. Deniz kıyısındaysa denize, denizden uzakta ise güzel bir vadiye, ırmağa ya da dağa dönük yapılmış. İsteyen sahnedeki oyunu ya da konseri izlesin, sıkılan da manzara karşısında mest olsun diye... Phaselis tiyatrosu, deniz kıyısında olmasına rağmen Tahtalı (Olimpos) Dağı’na dönük. Çünkü Yunan mitolojisine göre Olimpos Dağı tanrıların ikametgahıymış...
Şehrin diğer önemli kalıntısı ise yine şehir meydanındaki biri küçük diğeri büyük iki hamam kalıntısıdır.
Özellikle küçük hamam mevcut kalıntıları ile Roma hamamının ısıtma sistemini mükemmel bir şekilde açıklamaktadır.
Akdeniz'de ticaret hayatında açgözlülükleri ile ün yapmış olan Phaselis'lilerin hanımlarının yaptıkları özel saç biçimine "Sisoe" adı verilmekteydi. Mısır Tanrıçası İsis'in saç şekline benzediği söylenmektedir.
Tarihçiler şehrin baş tanrıçasının savaşın ve bilgeliğin tanrıçası Athena olduğunu, mitolojide sıkça anılan Aşil'in mızrağının tanrıçanın tapınağında korunduğunu yazarlar. Henüz yeri bulunmamış tapınak ve diğer önemli yapıların bugün ormanla kaplı Akropol tepesinde yer aldıkları düşünülmektedir.
Gezimizin son durağı deniz kıyısı oldu... Tekneye dönmemiz gerektiği için bu berrak denize maalesef giremedik. Bu yaz yolunuz oralara düşerse benim için de yüzün olur mu ;)

Fotoğraflar; Benden ;)

14 yorum:

  1. Antalya'da en sevdiğim yerlerden biri Phaselis'tir.Özellikle koylarında denize girmek,tiyatrosunu dolaşmak,bir de sandalla yanaşan küçük esnaftan gazoz alıp içmek..Nasıl da özlemişim..

    YanıtlaSil
  2. Yurdanurcum; benim de oralara yeniden nasıl gidesim var anlatamam, özellikle o cam gibi denizde aklım kaldı, Antalya'da yaz kış yaşayabilirim ;)

    YanıtlaSil
  3. Bu yaz izne çıkamayacağım için üzülmüyorum.Çünkü senin postlarınla gezmiş kadar oluyorum canım Nonim (l)

    YanıtlaSil
  4. Cok guzelmis ben bu sene gidecegim soz Noni senin yerine de bi dalip cikarim :)

    YanıtlaSil
  5. Anlatım tarzını çok beğeniyorum Nonicim, gidip gezmiş kadar oluyorum sayende :))

    YanıtlaSil
  6. Geçen sene antik kenti gezmeye gitmiştik. Sonra kenar kısımda ağaç dallarının denize uzandığı yerde o berrak suya aşık olup 3 gün denize girmeye hep oraya gitmiştik. Çok güzel bir yer gene özlemim artı :))

    YanıtlaSil
  7. Ezgiiim; inşallah sen de seneye daha çok gezer bu senenin acısını çıkartırsın tatlım benim!!!

    İsimsiz; ne şanslısın tadını çıkart böhüüü :(

    duygu; çok teşekkürler canım ;)

    Hande; hii inanmıyorum hem de 3 koca gün! kıs-kan-dımmm!

    YanıtlaSil
  8. doğduğumdan beri buradayım ilk defa geçen yaz gitmiştim ve bayılmıştım Nonicim. zaten bi antik kent aşkım vardı burayı görünce hepten aşık oldum. denizi de şahanedir, tertemizdir. bir dahakine girebilirsin umarım.

    o değil de sahiden bu kediye kalmış koca kent. yazın da kalıntıların arasında mitolojik bi tanrı gibi oturuyordu. o da iki kurutulmuş balığa bize satar mı acep :))

    YanıtlaSil
  9. Pinkycim; sen de ne şanslısın canım, yaşadığın yerin kıymetini bil ;) evet Phaselis pisicikten sorulur durumu var gibi :) yalnız internette başka bir Phaselis yazısında da yine aynı kedi karşıma çıktı, tırsmadım değil ha :P

    YanıtlaSil
  10. çok güzel yerler çok güzel deniz değilmi ben gördüğümde denizden hiç çıkmadan yaşayabileceğimi düşünmüştüm,nasıl temiz, berrak.

    YanıtlaSil
  11. Nonicim ilk kare sanırım yıllar önce bizim öptüğümüz topraklardı :)

    YanıtlaSil
  12. AYŞEN; evet canım ben de o berraklığına bittim!

    mırılım; ta kendisi canım :) tekne turu ne kabustu o gün di mi hii hii :)

    YanıtlaSil
  13. fhaselis'e gidipte üzerinde bazı yara izleri oluşan var mı?

    YanıtlaSil
  14. Ne gibi yara izleri anlamadım?
    Ben buraya iki kere gittim biri yıllar önceydi, her ikisinde de öyle birşey yaşamadım...

    YanıtlaSil

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...