19 Eylül 2011

Zurab Tsereteli Studio Museum

Modayı seviyorum. Kim sevmez öyle di mi? Hele biz kadınlar, ahhh hep yeni bir şey çıkar, aklımızı çeler, her sezon başka bir parça alınacaklar listemize girer... Ama ben sadece modanın benim görsel yanımı beslemesini istemiyorum, uzun süredir de buna başkaldırı halindeyim :) Ne zaman darlansam soluğu bir mağazada değil sanat galerisinde alıyorum. Sizi bilmem ama bana çok iyi geliyor. Gezdiğim her müze, gittiğim her sergi, izlediğim her eser beni besliyor, yaratıcılığıma yeni ışıklar tutuyor. Ve kendimi daha çok şey yapmalıyım, yaratmalıyım, boş durmamalıyım derken buluyorum...
Barrikadnaya'da bulunan Moskova Modern Sanat Müzesi aslında sizlerle uzun zamandır paylaşmak istediğim bir müzeydi... Ama çektiğim milyon fotoğrafı ayıklamayı bir türlü beceremediğim için (daha doğrusu hiçbir eseri elemeye kıyamadığım için) fotoğraflar uzun süredir bilgisayarımda durmuş elden geçmeyi bekliyordu. Nihayet bunu gerçekleştirdim, işte karşınızda büyük çoğunluğu ünlü heykeltraş Tsereteli'nin elinden çıkmış olan heykel ve tablolar...
Esasında Gürcistan doğumlu olan Tsereteli bir gün Tiflis'te büyük bir heykel yapar fakat heykel ilk rüzgarda yerle bir olur. Halkın büyük tepkisiyle karşılaşan sanatçı tası tarağı toplar ve Rusya'ya sığınır. Yakın arkadaşı olan Moskova belediye başkanı Luzhkov sayesinde şehirde büyük projeler üstlenir. Böylece Moskova'da bulunan hemen hemen her heykelin altından Tsereteli imzası çıkar. Tarihi binalar sanatçıya hediye adı altında verilir. Bu durumu bilen Rus halkı sanatçıdan pek hazzetmemektedir. Tüm bunlar Rus öğretmenim tarafından bana aktarılanlar... Fakat ben önyargılarımı müzenin dışında bırakıp, gördüklerimin sadece birer sanat eseri olduklarını düşünerek müzeyi dolaşıyorum...
Müze 3 kattan ve büyük bir bahçeden oluşuyor. Önce katları dolaşıyoruz, ilk katta bizi mine sanatının (emay) birbirinden güzel örnekleri karşılıyor...
Mine, metal bir yüzeyin sert ve parlak bir cam katmanla kaplanmasıyla elde edilen bir bezeme biçimidir. Mine yapmak için çok sıcak bir fırında özel bir ısıtma işlemi uygulanarak metal ile cam kaynaştırılır. (Kaynak: Temel Britannica)
2. kata doğru yol alıyoruz...
Tsereteli'nin elinden çıkmış bir Picasso büstü... Açıkçası sanatçının birçok eserinde Picasso'dan esintiler görmek mümkün.
Ve Şarlo... Charlie Chaplin de sanatçının birçok tablosunda ya kıyıdan köşeden ya da tam ortasından karşımıza çıkabiliyor...
Tüm katları dolaştık, şimdi müzenin içinden yandaki bahçeye geçiyoruz...
Bahçe o kadar büyük heykellerle dolu ki hangisine bakacağımızı şaşırıyoruz!
Bu devasa heykeller arasında kendimi minicik hissediyorum, adeta Gulliver hikaye kitabına girmiş gibi :)
Sanırım herşeyi gördük derken bu sefer bahçenin yan tarafında buluyoruz kendimizi!
Ne okuyorsunuz mösyöö? Aaaa muzır neşriyaaat!
Tsereteli ile ilgilili anlatılanlar ne kadar doğru bilmiyorum. Sonuçta hayat bana göre Yin ve Yang gibi. Her beyazın içinde bir siyah, her siyahın içinde de bir beyaz var. Ama ben siyahlarla ilgilenmiyorum. Kısacası 2 hafta önce gezdiğim bu müzeden ben iyi duygularla ayrıldım o kadar ki kendimi resim sınıfına kayıt olurken buldum, Davina'nın sanat atölyesinde artık benim de bir yerim var yuppi ;)
Adres: 15, Bolshaya Gruzinskaya Street
Pazartesi-Pazar: 12.00 - 20.00
Her ayın son pazartesi günleri müze kapalı...
(Barrikadnaya metrosundan çıkar çıkmaz sağa sapın, biraz yürüdükten sonra karşınıza çıkan sağdaki ilk sokak Bolshaya Gruzinskaya caddesi oluyor.)
Yarın sabah erkenden dersim var, artık yatsam çok iyi olacak...
Hepimize iyi haftalar!

14 yorum:

  1. canım kızım ne güzel yerler gezip bizi bilgilendiriyorsun teşekkür ederim .seni seviyorum çok heyecanlıyım 4444 gözle geleceğin günü bekliyorum.

    YanıtlaSil
  2. NONİ
    biliyorum arada sırada yorum bırakıyorum hergün girip okuyorum hatta bazen tekrar tekrar)ve hep aynı şeyi yazıyorum ama ne yapayım seni okumak bana hep aynı şeyleri hissettiriyor sen çok farklısın seni gerçekten seviyıourm keşke ankarada olsaydın keşke yakın arkadaş olsaydık oturup konuşsaydık bana bildilerini anlatsaydın ben de seni tümgün hiç konuşmadan dinleseydim senin blogunu okuyunca hep kendime kızıyorum bi şeyler yapmam gerek diye yaşam enerjin hiç solmasın ve inş. kendin gibi yetiştireceğin minik bebelerin olur eminim çok şanslı olucaklar
    sevgiler
    sema

    YanıtlaSil
  3. Moskova'nın sokak heykellerinin hastasıydım ben.. Onlardan sonra bizimkiler çocukların oynadığı hamurlara benziyor ne yalan söyleyeyim..

    Bu arada kıyafetine bittim.. Evet etek kadınısın besbelli.. ve ne iyi ki öylesin:)

    YanıtlaSil
  4. ♥ çok bilgilendirici ,bol fotoğraflı bi post olmuş,teşekkür ederiz.♥

    YanıtlaSil
  5. Hayat ve Kurabiyesi19/9/11 12:02

    Noni ne kadar büyük heykeller bunlar :O ve ne kadar çok hepsi Tsereteli'nin elinden mi çıkmış ?

    YanıtlaSil
  6. inanilmaz bir muzeeee...bu nasil bir ulke-sehirrrr...heryerinden sanat fışkırıyorrr...bayildimmmmmm:-) tesekkurler Canim:-D

    YanıtlaSil
  7. Woooow! Sayen e biz de gezdik canim... Ozledim Oralarin sanat kokan her kosesini.... Heykeller inanilmazzzzzz! Merci madamoseille!!!!! :)

    YanıtlaSil
  8. uuu çok güzelmiş bu devasa heykeller, süpermiş Tsereteli. hadi bakalım kolay gelsin, eğlenceli geçsin yeni derslerin. sen de bize gösterirsin eserlerini artık Nonicim ;)

    YanıtlaSil
  9. burası tam benlikmiş noni...

    YanıtlaSil
  10. sevgili noni müze süpermiş, heykellere bayıldım. çok teşekkürler müze gezintisi için. umarım yakında senin sergini gezeriz. sevgilerle...

    YanıtlaSil
  11. ya senin yuzunden mozkovaya gelmek zorunda kalıcam galiba, burdan merakla takip ediyorum..

    YanıtlaSil
  12. Canım annemmm; ben de çok heyecanlıyım, Marmaris-eski Datça-Selimiye ve hep birlikte mangal hayalleri kurmaya başladım bile ;)

    sema; ahhh beni utandırıyorsun ama bak yanaklarım al al oldu bile :) çok teşekkür ederim, ne güzel böyle düşünmen... ama sana bir sır veriyim mi? ben aslında oldukça utangaç sayılırım, çok fazla konuşmam daha çok dinlerim, burda bülbül gibi şakıyorum ama normalde süt dökmüş kedi gibiyimdir hee hee ;) bir gün Ankara'ya yolum düşerse karşılıklı kahve içeriz ne güzel olur, ama sıkıldım ben gidiyom demek yok ;)

    Deli Anne; keşke burda olsaydın seni takardım koluma o sergi senin bu müze benim dolaşırdık sen de bana senin Moskova'nı anlatırdın, herkesin ayrı bir şehir hikayesi oluyor ve ben bunu dinlemeye bayılırım ;)

    Red Riding Hood; rica ederimmmm benim için bir zevk ;)

    Hayat ve Kurabiyesi; evet canım hemen hemen hepsi ona ait, sadece müzenin içinde diğer ressamlara da ait tablolar vardı... Kurabiyen nasıl iyi mi ;)

    Kristinim; bu yazı kaçırdın ama seneye bekliyorum seni, beraber gideriz tatlısı ;)

    Canım ablammm; gelsen de birlikte koklasak seninle çok güzel olmağğğ mı :)

    Pinky; tabii gösteririm canımmm :)

    Buket; eveeet benlikteee :)

    zeynep; ahhh keşke canım ama onu bunu denerken ben kendim müzelik yaşa gelirim ama yine de bir sergi açamam hii hii :)

    Aysun; ben de burgas'a gelmek istedim biliyor musun ;) ben de takipteyim canım ;)

    YanıtlaSil
  13. Hayat ve Kurabiyesi20/9/11 13:42

    Kurabiyemi bende merak ediyorum Nonim, en son iki hafta önce kontrole gitmiştim herşey yolunda idi.. şimdi meraktayım.. 18 haftalık olduk ama tembel kızımdan halen tık yok biliyorum ilk bebekler 20-24 arası oynadığını hissettirmiş ama başta annem ve eşim olmak üzere herkes soruyor oynadı mı diye.. buda bende telaş yapıyor.. her hafta kurabiyemi ultrasonla görmek istiyorum.. ozaman bir hafta içim rahat yaşıyorum..

    YanıtlaSil
  14. Hayat ve Kurabiyesi; hiç stres yapma canım herşey çok güzel olacak, buna yürekten inan ve içini daima ferah tut, dualarım seninle...

    YanıtlaSil

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...