14 Kasım 2011

Kasım Ayı Çekilişi

Hepinize harika bir hafta dileyerek bu ayki çekilişime başlıyorum ;)
Geçen ay süslü yavrulara hitap eden bir hediyem vardı, bu ay ise hamarat hatunlara!
Matruşkalı mutfak önlüğü ve yanında bir de tutacak bu ayın paketinde alıcısını beklemekte...
Peki çekilişe nasıl katılıyoruz? Komik bir mutfak hikayeniz veya enteresan bir yemek anınız varsa burada yorum kısmında paylaşıyorsunuz ;)
Ben hemen açılışı yapabilirim :) Hayatımda unutamadığım anılarımdan biridir... 14-15 yaşlarındayım... Babam o dönemde Kazakistan'da çalışıyordu. Kazaklar'da çok misafirperver insanlardır, çok severim onları... Kendi gelenek ve göreneklerini göstermek için bir hafta sonu bizi otağ denilen çadırlarına davet ettiler. Menüde altı ev yapımı hamur, üstü et olan "beş parmak" isimli yemeklerinden vardı. Bu arada kışın gitseymişiz atlardan birini keseceklermiş, şükürler olsun ki davet yaz ayına denk geldiği için at yerine koyun kesmişler. Hepimiz oturduk sofraya. Biri kalktı hoşgeldiniz konuşması yaptı. Sonra masadaki en yaşlı amcamın önüne bir tabakta koyunun haşlanmış kellesi kondu. Bu arada bir parantez açıyım ölsem de kelle, paça, sakatat ve bilimum şeyleri ağzıma sürmem, süremem! Neyse amcam gayet rahat aldı eline çatal bıçak, başladı kellenin bir kulağını kesmeye... Meğer onların geleneğine göre kelle masadaki en yaşlıya verilir, o da kulağı kesip yemesi için masadaki en küçüğe sunarmış. Bilin bakalım masadaki o şanslı küçümen kimdi :) Bennnnn! Allahım kondu mu önüme bir kulak. Ben kulağa bakıyorum, o muhtemelen benim salavat getiren iç sesimi duyuyor! Tüm bunlar bizi en iyi şekilde ağırlamak için elbette... Nerden bilsinler benim kulakla ilgili gerçek hissiyatımı! Herkesin şerefe yaptığı bir anda kulağı alıp tabağımın altına koydum, zaten incecik birşeydi, hiç anlaşılmadı bile, tabağımı boş gören herkes benim kulağı yediğimi sandı, ben de utanmadan yemiş numarası yaptım :P Biz gittikten sonra masayı temizlerken tabağın altında iyice preslenmiş kulağı görünce büyük ihtimalle benim kulaklarımı bir güzel çınlatmışlardır hee hee :)

İşte benim hayatımdaki en ilginç yemek hikayesi böyle... Benim çenem düştü, sizin benim kadar uzun tutmanıza gerek yok tabii, içinizden ne geçiyorsa onu paylaşabilirsiniz.

Katılım için şimdiden herkese teşekkürler!
Bir ayın çekilişi daha sona erdi... Bu ayın kazananı 21. sıradaki Eren oldu, kendisini tebrik ediyor, kah ateşli kah tuzlu ama hepsi eğlenceli olan mutfak anılarını bizlerle paylaşan tüm katılımcılara teşekkürlerimi gönderiyorum :) Aralık çekişinde buluşmak dileğiyle!

73 yorum:

  1. şuan hatırlayabildiğim bir maceram yok ama bu önlüğü takıp maceradan maceraya koşabilirim :)))

    YanıtlaSil
  2. Selam Noni,
    Yeni evlendiğim zaman, kan değerlerimin düşük olduğunu öğrendiğim de, Dalak yersen iyi gelir kan yapar dediler..gittim sakatatçıdan Dalak aldım. Adamcağız az yağlı tavaya koy fazla pişirme dedi.
    Dalakları yıkadım,kuruladım tavaya koydum.2 tane dalak hafif hafif pişmekte...Bir süre yanlarından ayrıldım geldim tek dalak...evde benden başka kimse yok,fakat tavada dalakta yok.Ocağa yakın duvarlarda da kan izleri,sanki evde cinayet işlenmiş.Tam ben dalağı ararken diğer dalakta tavadan havalanıp ocağın arkasına uçu verdi.Meğer dalağı çizip,öğle kızartmak gerekirmiş.Hasta hasta mutfak temizlemek çok iyi gelmişti.....+2 gün daha yatak istirati...

    YanıtlaSil
  3. Annemin esk,i gerçekten düdüklü olan düdüklüsünün kapağını soğumadan açtığımdan içindeki kuru fasulyenin tavana kadar fışkırması en berbat ve aynı zamanda en öğretici anımdır. Keza bir daha iyice soğumadan kendilerine dokunmadım.

    Hediyelere bayıldım bu arada. Zaten matruşkalı herşeye bayılırım. Umarım onlarda bana bayılır ve beni seçerler :)

    YanıtlaSil
  4. İlk mutfak deneyimlerimi ablamla yaşamıştım. Üst kısmın pişmiş görüntüsüne aldanıp, kalıptan çıkardığımız kekin içi sıvı bir halde tabağa yayılmıştı. Yaptığımız ilk kekimiz olduğu için, güzel olmuş diye ısrarla bir kısmını yemiştik :)

    YanıtlaSil
  5. Benimde ilk karnı yarık denemem geldi aklıma :)

    Annem çalışıtığı için lise birinci sınıftaydım yaz tatilinde yemeklei ben yapmaya başladım :)
    Aldım elime kitabı karnıyarık tarifini okudun.Patlıcanların içini çıkartın yazıyordu.Bende aldım elime çay kaşığını içlerini bir güzel kabak oyar gibi oydum :) Sonra kızarttım içlerine malzemeleri koyup bir güzel pişirdim :)
    Akşam bizimkilerin halini sen düşün :))İncecik çıtır çıtır patlıcanların içinde kıymalı harç :) Hiç seslerini çıkartmadan yediler...

    Süper bir fikir okurken çok keyif aldım yemek maceralarını :)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Benim en komik ve hiç unutmadığım anım; annem hastalanıp İstanbul'a fizik tedaviye gitmişti. Ben ve kardeşim evde yanlız kalmıştık. Okuldan dönünce (ben lisedeydim, kardeşim orta okulda) menemen yapalım dedik. Önce güzelce doğradık bütün malzemeleri, attık tavaya kardeşim "aaa abla yağ koymadın " dedi bende bilmiş bilmiş "aayy canım yağa ne gerek var domates yağını verir şimdi" dedim. Menemen pişti tabi ama yağsız, tatsız tuzsuz bişey. hiç yiyememiştik. Hala anlatır güleriz:)

    YanıtlaSil
  7. benim mutfakla ilgili hikayem ; çıtır tavuk yapayım dedim bagetlerin uçlarınıda folyo ile kaplıcam kızarttıkdan sonra. yumurtaya buladıkdan sonra tavaya atmamla kocaman bir yağ patladı tam bileğime geldi. yanık içime işledi ama ben yinede özenle diğer bagetlerimide kızarttım uçlarını folyo ile kapladım. eşim yaw bırak kolun yanmış ne folyoluyorsun desede ben inatla yemeği bitirdim oturdum yedim bütün gecede buz kasedi ile uyudum:)

    sevgiler
    yildiz111@hotmail.com

    YanıtlaSil
  8. senin anı çok ilginçmiş :) benimki bu kadar orjinal değil ama ilk aklıma gelen anımı anlatayım. Evliliğimin ilk yılı annem babam ve abimleri iftar yemeğine davet ettik evimize. Ben bloglarda gördüğüm kestaneli pilav tarifini denemek istedim. Aslında kestaneli pilav bizim Gaziantep mutfağında hiç yeri yok yani tamamen yabancı olduğumuz bir tat. Neyse yemek yiyoruz, babam pilav tabağındaki kestaneleri seçti önce onları yedi ondan sonra pilavını yemeye başladı beni de kırmayacak şekilde yumuşakça birdaha bize bu pilavdan yapma kızım dedi. Pilavın içinde beğenmediği kestaneleri ziyan olmasın diye öncesinde tek olarak yemiş. O gün bugün birdaha kestaneli pilav yapmadım.

    YanıtlaSil
  9. bayıldım senın yemek macerana :)şimdi okurken benimde aklıma geldi ilkokul arkadaşıma ramazanda yemeğe gitmiştim çok güzel bir çorba içtim sarımsaklı içinde et parcacıkları olan gayet lezzetlı daha sonra konu acılmıstı meğer dil çorbasıymış yediğim :( o an dememiş yemeceğimi bildiği için :) çünkü bende sevmem paça kelle sakatat türü şeyleri sen gibi :) biri dese ki aç kalkarım tadına bile bakmak yani ama o an yedim ve lezzetliydi :)sevgiler güzel haftalar canım öpüldün Nonim :)

    YanıtlaSil
  10. yaklaşık 15-16 yaşlarındayım annemler istanbuldan dönüyor bende süpriz bişeyler hazırlamak istedim napayım napayım derken pizza yapmak aklıma geldi uğraş et nihayet pizzayı hazırladım sonra fırına tepsiyi koydum birde ne göreyim tepsi fırına sığımıyor yanlış tepsiye yapmışım:) pizzayıda başka bir tepsiye alamıyorum baktım olacak gibi değil aldım tepsiyi elime doğru komşulara, tepsi kimin fırınına uyarsa :) sonunda buldum doğru fırını :)) pizza pişti pişmesinede fırın arayışıma katkıda bulunan tüm komşulara dağıtıldı süpriz pizzadan ise annemlere 2 dilim kaldı :)))))) ama ilk denemeye göre çok güzel olmuştu komşular bayıldı :))

    YanıtlaSil
  11. Seninki benim işkembe macerama benzemiş ama anlatacağım başka bir anı:))
    Yıllar evvel çok can arkadaşlarımdan biriyle otururken hadi çay yanına birşeyler yapıp yiyelim dedik.Sen benim kurtlu elmalı pastamı tatmamıştın hadi ondan yapalım sende öğrenmiş olursun dedim.Arkadaşımda uzun süren bir sessizlik ve ardından ne dese beğenirsiniz, dün köyden gelen elmalar epey kurtluydu onlardan yapsak olmaz mı?????Canım ya gerçekten kurtları yiyeceğimizi sanmıştı nereden bilsin hamuru rendeleyip kurt şeklini vereceğimizi:))

    YanıtlaSil
  12. anı çok bendede ilk aklıma gelen fırını ilk çalıştırdığım zaman misafirim var dalyan köfte yaptım :)) o köfte önce uzadı sonra kızardı en sondada servis etmeye hazır hale geldiğinde hacminin yarısına inmişti... servis elemanını ne var altı üstü fırın hikaye anlatır gibi dinlersen ızgarada fırını çalıştırıp yemek ısıtma işi sonlandırırsan böle olur..:))

    YanıtlaSil
  13. nonicim benim çok ilginç olmasa da mutfak maceram yeni evli olduğum döneme rastlar. mercimek çorbası yapayım derken 4-5 tencereyi kirletip (süzecem diye) ortaya da 8 kişiye yetecek kadar çok, sarı bir sıvıdan ibaret çorba(!) yapmıştım..
    gülümseyerek hatırlarım :) (tabi yememiştik)
    yine harika hediyelerin :)
    teşekkürler..
    kybelebasaran@gmail.com

    YanıtlaSil
  14. Ben aslında genel olarak hayvanları çok severim. Ama nefret ettiğim tahammül edemediğim bir cins var ki horozlar ve tavuklar! 3 yaşındayken horozun kümesine girmişim ve o da beni bayağı bi kovalamış o zamandan beri psikolojim bozuk :D o hayvanlara yaklaşamam..

    YanıtlaSil
  15. Selam,

    Kahvemi hep sevgilim yapar.Genelde mutfak işlerinin patronu odur.Hayatta dolabın yolunu ve mutfaktaki eşyaların yerinin nerede olduğunu bilmem.

    Birgün erkekliğim tuttu ve türk kahvemi kendim yapmak istedim.Kahveyi cezveye koydum şekeri ekledim.Karıştırdım ve bir süre bekledim pişirdim.Ohh mis gibi fincana koydum.Aldım kuruldum tv karşısına.Bu arada seviniyorum kahve yaptığıma ve içten içede gururlanıyorum.Neyse ilk yudumla tükürmem bir oldu.Kahveye şeker yerine tuz koymuşum.şekerlikle tuzluk kapları aynı olduğundan farketmemişim.Ondan sonra yapmadım sinirden kahve.Çok kötü bozuldum ama hiç unutmam.

    Bu durumuda hep saklarım sevgilimden anlatmam rezil olmim diye :)

    YanıtlaSil
  16. daha 6 yaşındayken anneme "bana yumurta kırmayı öğreeeet.hadi bende kırıcam" diye ağladığım zamanlarda,kadın artık pes etti."tamam hadi gel.şöyle şöyle yapıcaksın" diye gösterdi bana.bende aldım yumurtayı,önce tezgaha vurdum hafifçe kırılsın diye.sonra işin en ilgi çeken kısmı onu açmak olduğu için,yumurtayı tavaya değil kendime doğru yaklaştırıp açmaya başladım.dikkatli yapmaya çalışmaktı aslında amacım.ama yerler yumurtadan nasibini aldı.bende koşarak uzaklaştım ordan :)

    sedauzunn@hotmail.com

    YanıtlaSil
  17. Hangi birini anlatayım ki,hiç yemek yapmadan evlenince insan arşivi yemek maceraları hatta facialarıyla dolu oluyor.ilk aklıma gelen eşimin benden nohutlu pilav istemesiydi ve benim pilava nohutları pirinçle aynı zamanda pişeceğini düşünürek aynı anda atmam olmasıydı..
    sevgiler
    ece kalaycıoğlu
    ece.derin@hotmail.com

    YanıtlaSil
  18. Yasim 17. Bir gün evvel evde olmadigim icin annem ertesi gün "Etler dolapta, kizart ye" diye not birakmisti. Bende okuldan geldigim gibi ocagi actim ve tavaya kizmasi icin yag koydum. Hani uyanigim, pirzola nasil kizartilir biliyorum ya.... Ohoooo yagin kizmasi sürer ben bi tv yi aciyim dedim... uyumus kalmisim tv basinda. Sonra yangin alarmi ötmeye basladi ki ben bi sicradim uykumdan... Cok gecti, alevler mutfak kapisindan cikmaya baslamisti bile. Itfaiye yi aradim ve kendimi disariya attim, tüm komsularin ziline basip haber verdim. Ama ayakkabi giymeyi unutmusum kis günü :). Sonra annem geldi, babamin is yerini aradi "Beeeyyyy, eve gel. Bizim kiz mangal yapmis" dedi :D.
    Tabii o zaman hic komik bi durum degildi. Bugün hepimiz gülüyoruz :). Zira annem sonralari tesekkür etti "uzun zamandir tadilat istiyordum baban yaklasmiyordu" dedi :D.
    Mutfak deyince aklima ilk gelen bu olay oluyor :)))

    Sevgiler
    Selda

    YanıtlaSil
  19. İlk kez mutfağa girdiğimde, daha doğrusu girmek zoruinda kaldığımda İngiltere'de öğrenciydim. Yanlarında kaldığım İngiliz hatun, kondurulmuş bir kişi fırına atıp atamayacağımı sormuştu akşam yemeği için. Ben de tabi deyip dondurucudan çıkardığım kişi fırına attım. Meğer önce çözülmesi gerekiyormuş. Gecenin bir vakti herkesi aşırı karın ağrısı, kusma ve ishal nedeniyle hastaneye taşıdım. Neyse ki ben yememiştim:)

    YanıtlaSil
  20. geçen sene yemek kursuna gittim. ve şans bu ya acayip hamarat ev hanımlarının arasına denk düştüm. artık ne işleri varsa orda hala anlamış değilim. (dedikodu-laklak yapma isteği ihtimali yüksek olmalı :)) bu kursta haftalarca hamur açma eyleminden kaçtım ancak en sonunda yakalndım.kursta 2 erkekte vardı ve onlar süper hamur açarken ben becermeyip rezil oldum.

    YanıtlaSil
  21. Orta birinci sınıfta annem evde yokken patates kızartmaya karar verdim, ocak mutfak penceresine çok yakındı, patateslerde herhalde nemliydi veya benim elim ıslaktı bilmiyorum patatesleri tavaya atar atmaz bir alev çıktı ve birden mutfak camındaki perdeye sıçradı,ne yaptım nasıl söndürdüm hatırlamıyorum ama ucuz atlattım..doğrusu pek keyifli bir anı değil ama benim için en büyük mutfak macerası budur. Önlük ve tutacak süper inşallah bana çıkar:)

    YanıtlaSil
  22. '96 yılıydı sanırım annem yurtdışına gitmişti ve bize bir tanecik rahmetli babaannem bakacaktı.
    3 kızın büyüğü olarak kendini evsahini ve babaannesine o evde bize göz kulak olurken yardımcı olarak gören ben,onu ağırlamak hevesiyle bir akşam kek yapmaya karar vermiştim.
    Tv'de de -bir daha asla rastlayamadığım ve ne zamandır aklımda olmasına rağmen indiremediğim- Kevin Costner'ın Fandango filmi vardı.
    Film başlayana kadar keki hemen bitirmeliydim.Filmi keyifle seyredebilecektik.
    Annemin öğrettiği üzerine malzemeleri koymaya başladım.Yumurtaydı,şekerdi,vanilyaydı derken sıra una geldi.Üst dolap kağağını açtım fakat unu bulamıyorum sonra bulduğum bir iki kavanozda çok ince kıyılmış beyaz tozlar var ama hangisi un anlamıyorum.
    Kardeşime sordum o da nihayetinde aynı kanıya varmış olacak ki uzun ince cam kavanozdaki tozdan 3'er bardak - bir de bolca koymuşuz bakarmısın- döktük karışıma.Fırına verdik gittik oturduk pişmesini bekledik.
    Fırının zili çalınca döndük çıkardık afiyetle yedik...Demek isterdim ki diyemeyeceğim.Çünkü fırından çıkan şey adına kek demeye bin şahit ister cinsten -Ninja Turtles'daki beyine mi canavara mı benziyordu bilemeyeceğim - korkunç görünümlü bir nesneydi.
    Ama asıl korkunç manzarayla "Neyse fazla kabarmış herhalde kesip yiyelim belki tadı güzeldir "diyerek dilimlediğimde karşılaştım: Yanyana irili ufaklı yamuk yumuk dizilmiş düdük makarnalardan yapılma bir "fırında makarna dilimi".
    Ben gururumdan ağlamaya başladım,kardeşim gülmekten...Babaannem şekerlemesinden uyanıp yanımıza geldiğinde ne olduğunu sorunca öğrenebildim ne yaptığımı.Meğer un yerine karbonat koymuşum keke :)

    YanıtlaSil
  23. :)) çoğu yabancının düştüğü hataya ben de düştüm ve Moskovaya ilk geldiğim günlerde marketten yoğurt diye meşhur kremaları olan smetana'yı almıştım. Bikaç hafta bayaa krema yedik evde :))))

    YanıtlaSil
  24. Nonicim benim çok özel bir anım yok fakat mutfakta ve yemeklerle ilgili yaptığım çok fazla geri dönüşümlerim var 
    mesela kalan pilavı yayla çorbası yapmak ve bunu hiç çaktırmamak bunun gibi şeyler 

    YanıtlaSil
  25. Hayat ve Kurabiyesi14/11/11 12:44

    Ayy Nonim sendeki yaşanılması en zor ihtimalli bi anı olmuş :)) Hediyelerinde çok güzel.. her kullanımda seni getirecek akıllara.. Teşekkür ederim..
    Benim mutfak anım ise şöyle...
    Bekarken hamsi balık yapılacaksa annem balıkları bana ayıklatırdı.. öğrenmiş olayım diye.. ama ben evlilik hazırlıklarıydı iş hayatıydı uzun bir süre balık ayıklama işine ara vermiştim. Evlendiğimde bir süre sonra balık yapayım dedim iş çıkışı aldım balıkçıdan balıkları eve geldim onlar bana bakıyor ben onlara. kesinlikle kafalarını koparıp temizlemeye cesaret edemedim. Halbuki annemin evinde pekale umursamazca yapardım.. Baktım olacak iş değil eşim akşama benden balık bekliyor bende aldım bıçağı elime yarı bakar yarı bakmaz balıkların kafalarını vücutlarından ayırdım.. iç temizlik olayını bol suyun altında bi şekilde hallettim ama o güzelim balıklar minnacık kalakaldılar.. Neyseki akşam yemeğine sadece eşimle ben vardım :)) bir daha balıkçıdan ayıklanmamış balık almadım :)

    YanıtlaSil
  26. Yeni evlendiğimiz zamandı,daha önceki sohbetlerimizden eşimin zeytinyağlı yaprak sarmasını çok pişmiş sevmediği aklımda.Neyse ben de yeni gelin hamaratlığımı sergiliycem ya.yaprakları bir güzel kalem gibi sardım ve pişirdim.Çok pişmiş olmıycak ya içi,hani lapa olmasın diye resmen çiğ kalmamış mı :) Ama koçişim sağolsun beni kırmamak için bişi demeden yedi.Taki ben tadına bakıp resmen pirinçlerin katur kutur olduğunu farkedene dek :)

    YanıtlaSil
  27. Annem evde yokken kardeşimle kek yaptığımızı hatırlıyorum.Kardeşim kek çırpılarak yapılırdı ben hayır yoğrularak yapılırdı demiştim.Tabii kek pişince olmadığını anlamıştım.

    YanıtlaSil
  28. merhaba ben de size üniversitede ailemden ayrı bir ilde arkadaşlarımla kalırken yasadığım bir anımı yazayım... sabahtan 2 kilo hamsi ayıklanıp, plastık kabı mutfakta yer kaplamasın diye mutfak penceresinin dışındaki apartman boşluğuna bakan genişce mermer kenarına konur..akşam temizlenen hamsiler aranır taranır, arkadaşlara sorulur ancak bulunamaz.. o esnada alt katta oturan komşu teyzenin feryat figanıyla camdan bakılır ki bütün hamsilar en alt komşunun havalandırma boşluğuna serpilmiş vaziyette.. ben yanıma arkadaşıma alıp özür dilemek üzere gitmiştim ki teyzecik hatayı yapanın biz öğrenciler olduğunu anlayınca, olsun kzım ben temizlerim deyip temizlememize bile razı olmamıştı ..şimdi o günlerimi gülümseyerek yadederim.. sevgiler... ayse t .k.

    YanıtlaSil
  29. kulak hikayesi çok hoşmuş :))

    bende ufacık bir çocukken, masa kurmaya o zamanlardan çok meraklı olduğum için annem bu görevi bana verirdi. Annemlerin çok önem verdiği, tabiri caizse çok ağır misafirlerimizin geleceği gün de özene bezene masayı kurdum. Peçeteleri değişik değişik katlayarak süsledim, fakat ne yapsam peçeteler kapanmıyordu.. bende gayet pratik bir yöntem bularak hepsini toplu iğnelerle iğneleyerek kapattım. masayı bitirdim. bana göre sorun yoktu :)) taa ki, misafirlerden erkek olan ağzını silmeye kalkışıncaya ve iğneler bir güzel ağzına batıncaya kadar!! :))) babamın bana bakışını unutamıyorum çok mahcup olmuştu :)) davetliler oturup peçetelerden iğne ayıklamışlardı :)) aklıma ilk bu geldi, matruşkalar kime giderse güle güle kullansın şimdiden :))

    YanıtlaSil
  30. Manyok Maceram: Angola'nın başşehri Luanda'ya yerleştiğimiz ilk aylarda 5 yasindaki bir çocugun maharetiyle, herseyi ogrenmek hevesi içinde etrafima merakli gozlerle bakip, "Bu ne? O ne? Su ne?" diye çevremdekileri soru bombardimanina tutarak sik bogaz edip hiçbir seyi kaçirmamaya çalisiyordum. Bloguna malzeme topluyordu diye dusunuyorsaniz, degil, o zaman henuz blogum yoktu. Neyse merakli bir yapiya sahibim herhalde. Supermarket alisverislerimden birinde, ozellikle de merak katsayimin yuksek oldugu bir gunde, sebze reyonunda ilk defa gordugum degisik sekilli sebzeleri bilgi dagarcigima dahil ederken pure haline getirilmis, paketlenmis yesil bir sebze dikkatimi çekti. Yardimcimiz Cristiano'dan detayli bilgi almayi umit ederek sorularimi pesi sira sormaya basladim. Bu yesil renkli sebzenin manyok adli kok bitkinin yapraklarinin puresi oldugunu, tavada az yag ilave edilerek kavrulduktan sonra izgara etlerin yaninda garnitur olarak servis yapilabilecegini ve buna ilaveten çok da leziz oldugunu ogrendim.

    Yeni lezzetleri denemeye hevesli oldugumdan, o aksamki izgara etin yanina manyok puresini garnitur olarak servis yapmanin harika bir fikir oldugunu dusunup hemen bir torba satinaldim. Ayrica Turk mutfaginda izgara et ile garnitur olarak ispanak puresi servis yaptigimizi dusundugumde bu fikir iyice aklima yatti. Eve gelir gelmez aksam yemegi için kollari sivayip, kiyilmis manyok yapraklarini tavada kavurmaya basladim. Ancak baslar baslamaz evin içini yeni biçilmis mis gibi çim kokusu kapladi. Mutfakla hayli alakali olan esim, yeni biçilmis çim kokusunu takip ederek mutfagin yolunu buldu ve can alici soruyu sordu "Ne pisiriyorsun?". Cevap sanki hep manyok yapragi puresi pisirirmisçesine kendimden emin ve netti; "Manyok yapragi pisiriyorum hayatim." Neyse pistigine kanaat getirip manyok lapasini tabaklara etin yanina servis yaptigimda ispanak puresinden goruntu olarak pek farki olmayan manyok lezzet açisindan hayli farkliydi, kisacasi yenecek, yutulacak gibi degildi. Ne dedimse olmadi, dedimki "Genç kalmak için yeni bir akim var insanlar çim suyu içiyorlar, bu da sanki çim puresi. Hatta belki de gunun birinde bu bizim gençlik sirrimiz olabilir. Yiyelim ve kisa sure içinde etkisini gorelim, yarin kimbilir kaç yil gençlesmis gorecegiz kendimizi aynada. Hem Temel Reis de ispanak puresi yer, çok saglikli." Esim nuh dedi peygamber demedi. O yemeye karar verse benim de yiyecegim yoktu zaten. Tabii ki boylece pürenin tamami çopu boyladi. S.O.N.

    YanıtlaSil
  31. küçükken çizgi film filan izlemezdim hep anneme yardım etmek isterdim.Annem anlatıyor,ben hayal meyal hatırlıyorum.4 yaşımdayken misafir gelmişti bende evin hamarat kızıyım ya bir de anneme sürpriz olsun diye kalkıp sütlü kayve yapmışım.Annem beni elimde tepsiyle görünce şok olmuş tabii.Bir de tepsiyi kahveleri dökmeden taşıyabilmişim.Şimdi bile döke saça götürüyorum çayları,kahveleri.

    YanıtlaSil
  32. Sevgili Noni bu hikayeyi okurken gülümsememe engel olamadım :) özellikle preslenmiş kulak kısmında işyerinde olmama rağmen kopmuş olabilirim :))) önlük ve tutacak harika hediyeler, pasta yaparken onları taktığımı hayal edebiliyor ve hemen anımı paylaşıyorum :) çıtkırıldım diye bir tatlı tarifimiz var, şeker, yumurta, hindistan cevizi ve ceviz karıştırılarak yapılıyor. Oldukça pratik olduğundan ansızın çaya geliyoruz diyen bir çift arkadaşımıza evde malzeme var diyerekten acele yapmaya başladım. 15 dakikada fırına atacağım ve onlar geldiklerinde sıcak sıcak yiyecekler ya hemen şeker kavanozuna uzandım. Tarifi yaparken her zamanki gibi ağdalı olmadı karışım ama şeker her zamankinden farklı biraz daha inceydi ondandır dedim ve fırına attım. Sonrası ise tam bir kabustu :) Annemin verdiği (kavanoz dolabıma koyduğu) tuz kavanozu normal ince çekilmiş tuzdan değil şekerden daha ince tuzdan daha kalın taneler halinde olduğundan bakınca anlaşılmıyor neredeyse, hele acelesi varken yaparsa bir insan anlaması mümkün değil. Ben tabi o telaşede bunu unutarak şeker yerine tuz koyduğumdan hayatımda tattığım en korkunç şeyi pişirmiş oldum :)) onca emeğe mi yansam yoksa bunca yıldır pasta ve hamur işleri yapan birisi olarak şeker ve tuzu ayırt edemediğime mi bilemedim. Aslında bu anı sonsuzluğa kadar eşimle aramda kalacaktı ama önlük ve eldiveni o kadar beğendim ki anlatacak başka şeyim olmadığından hemen döküldüm :P Hikayem bu kadar, dilerim şanslı kişi ben olurum.. :)

    YanıtlaSil
  33. Benim mutfakla ilgili en hoş anım ise oğlumla ilgili. Benim hayatta beceremediğim tek yemek kek. Mantı bile açarım ama kek pişiremem. Daha doğrusu pişiremezdim. Şimdi 4,5 yaşındaki oğluşumun bal parmakları sayesinde süper kekler pişiyor bizim evde. Ama ben elimi bile sürmüyorum kalıba koyulma anına gelene dek, bir de rende işleri haricinde. Oğlum kendi damak tadına ve o günkü ruh haline göre, zencefilli, tarçınlı, limonlu, portakallı, kakaolu, elmalı, havuçlu, cevizli enfes kekler yapıyor. Ben de cancake'lerin keyfini sürüyorum.

    YanıtlaSil
  34. pek bi anım yok henüz nonicim ama katılmak istiyorum çekilişe

    YanıtlaSil
  35. merhaba benden de bir anı,kayınpederimin yazlığında kurabiye yapmak istedim çocuklara .özenle hazırladıktan sonra fırına koydum ısısını ayarladım..ama pişti mi diye bakmaya gittiğinde camından gördüğüm manzara karşısında nerdeyse ağlayacaktım.hepsi erimiş tepside dümdüz olmuşlardı..meğer fırın arızalıymış ve çok yavaş pişiriyomuş ,sanırım atmam gerekcek diye düşünürken.kıtır kıtır olduklarını farketttim,tadıda acıbadem kurabiyesi gibiydi..çoğunu ben yedim ama bu tadı daha sonra hiç bir kurabiyemde yakalayamadım :)

    YanıtlaSil
  36. çalışan annenin kızı olmak erken yaşta tezgahın ocağın başına geçmektir ya ilk yemek deneyimlerimden biri 12 yaşındayım,aileme çorbasından sebzesine tavuğuna kadar yemek yapmak istedim kabak yemeği ve tavuk pişirdim ama bilin bakalım neyle pişirmişim:SİRKE!yağ şişesiyle yanyana duran sirkeyi yağ niyetine bolca bolca döktüm yemeklere:)
    asıl feci tarafı ise yemekleri bir güzel yiyip bitirince tesadüfen bunu farketmemiz oldu:)
    bu sefer şans benden yanan olursa çeyizime koyarım ben bu takımı çeyizimeee:)))

    YanıtlaSil
  37. benimde aklima gecenlerde bir teyzemizin hac da basina gelen ve cok güldügümüz bir anisi geldi ...türk ascilarimiz güzel güzel yemekler yapiyorlar teyzemiz afiyetle yiyor , birgün yanindaki bir kadincagiza ben hic koyun eti sevmem burdaki yemekler iyiki dana etiyle yapiliyor demis ...aldigi cevap ...yedigin dana eti degilki deve eti .cok seviyorum böyle anilar dinlemeyi ...önlüge bayildim umarim benim olur , belkide teyzecige hediye ederim sayesinde kazandigim icin ..
    bahar fbbozkurt@hotmail.com

    YanıtlaSil
  38. Anaokuluna giderken şimdi bayıldığım ıspanak yemeğinden o zaman nefret ediyordum.Yemekte ıspanak olunca öğretmenlerim,arkadaşlarım da dahil görmeden kaşık kaşık masanın altına,uzağa fırlattım bir gün.uslu öğrenci havama da konduramamıştım yemeği yememeyi.masa toplanıp her şey meydana çıkınca da sessiz sessiz ayıplamıştım yapanı ;) sedenist

    YanıtlaSil
  39. Çok küçük yaştan beri yemek, pasta vs yaparım, mutfakta başıma çok kötü bir şey gelmedi sanırım, en azından hatırlayacağım kadar kötü bir olay olmadı :)Ama yediğim yemekle ilgili şöyle bir anım var benim de:
    Bizim kaygana dediğimiz yöresel bir yemeğimiz vardır, yumurta, un, su, nane, maydanoz ile yapılır, tavada pişirilir omlet gibi. Gittiğim anaokulunda her sabah dış kapıya o günün yemeklerinin asılı olduğu bir tahta asılırdı, ben de o zamanlar asla et, balık, tavuk yemediğim için babama okuturdum bileyim diye. Bir sabah babam bana listeyi menüdeki beyin tavayı atlayarak okumuş, bilirsem yemeyeceğimi bildiği için. Ben de beyin tavayı kaygana sanarak bir güzel yemişim. Akşam eve gittiğimde sormuşlar ne yedin bugün okulda diye, ben de kaygana vardı, çok güzeldi demişim :) Yıllar sonra anlattılar bana bunu.

    YanıtlaSil
  40. çoğu yemeği yapabildiğim halde birgün engine evde yemek yapmak zorunda kaldığım ana kadar herşey güzeldi :D Alt üstü soslu makarna yapacağım halde tüpün bitmesi,alakasız bir yerden tüp bulup makarnayı 2 saatlik bir sürenin ardından pişirmem ama makarna yerine ne idüğü belirsiz bir cisimi enginin önüne koyunca dilinden kurtulamamıştım :D Halada dalga geçer ... Şimdi düşünüyorumda evde yemek için neden bu kadar kasmışız ki ? :))) Öpüyorum seni kulak sevmeyen cin fikirli nonim haha :D

    YanıtlaSil
  41. Bir gün annem turşu yapıyormuş. Ben küçükken çok yaramaz olduğum için oyalanayım diye bana da havuç salatalık falan vermiş. Ben de annem içeri gittiğinde yaptığı turşulardan birine tuzu doldurmuşum. Annemde fark etmeden ağızlarını bir güzel kapatıp kaldırmış. 2hafta sonra falan gecenin bir vakti bomba sesiyle uyandık. Ama meğersem o bomba değil benim içine çok tuz doldurduğum ve sıcakta patlayan turşuymuş:) Annem günlerce tavan silmiş ev sirke kokuyor diye:))

    Bu arada hediyeleri çok beğendim. Herkese bol şans... tuncaygizem@gmail.com

    YanıtlaSil
  42. Benimki ilk yemek yapma anım. Bir çorba ve bir kek yapmaya karar verdim, bir tencereye su koydum içine domates ve marul doğradım, yıldız şehriye attım ve ocağa koydum kaynadı, bu menünün çorba kısmı :) Kek kısmına ise şekerlikte duran toz şekeri, yumurta, un, süt çırpıp pişirdim, şekersiz ama pişmiş bir kek oldu. Nasıl olduysa yapışıp hamur da olmadı kabardı bir güzel. Annecim canım da üzerine reçel sürüp yemişti "çok güzel" diye. Çorbayı yiyecek babayiğit çıkmadı tahmin edersin :)

    YanıtlaSil
  43. bende istiyorummmmm:)
    yeni evlendiğimizde hep pilav yapıyorum sulu lapa birşey oluyordu ama sevgili kocam çok güzel deyip yiyordu :) bir kaç zaman sonra bana hadi pilavı beraber yapalım deyip bana öğretmişti :) meğer ben kırılmayayım diye adam kendini yemeğe zorluyormuş
    ama şimdi şahane pilav yaparım o ayrı

    YanıtlaSil
  44. Benim mutfak degil ama mangal maceram var sevgilimle.Norvec'te yasadigimiz ev ahsap bir ev.Guzel bir bahar gunu aksam yemegi icin terasta mangal/sarap keyfi yapalim dedik.O minik tek kullanimliklardan.Neyse ben salata hazirlarken sevgilim mangalla bogusuyor ama bir turlu istedigimiz kivama getiremiyoruz.Dahiyane bir fikirle (daha once bir arkadasimdan duydugum)sac kurutma makinasi ile komurleri koz haline getirmeyi teklif ettim.Mangali koyduk yere basladik sac kurutma makinasini en sicak ayarda calistirmaya.Ben tamam artik yanar diyorum sevgilim yok yok daha fazla ve surekli tutman lazim diyor.Baktim komurler iyice kizardi, mangali kaldirdik masanin kenarina goturelim diye bir baktikki terasin ahsap tabani da nasibini almis :) o minik aliminyum mangalin tabani o kadar isiya dayanamayip erimis ve terasin tahtalarini tutusturmaya baslamis.Ciglik cigliya musluga kostum ben tabi :) Ama o gunden beri terasta asla mangal yapmiyoruz :) ve terasin o kisimdaki kararmis tahtalarina ne zaman gorsek gulmeye basliyoruz :)

    YanıtlaSil
  45. 12-13 yaşlarında koca kızım..en yakın arkadaşımla kek hamuru yemeye bayılıyoruz Nonicim.Hazır anneler güne gitmişken tarifini bilmediğimiz tamamen ölçüsüz eni konu koca bir kase hamur yaptık sonra bir güzel ağustos sıcağının balkonunda yedik..2-3 saat sonra karın ağrısı,bilumum bağırsak sendromu,mide fesatından ölü tavuk gibi olduğumuzu hatırlıyorum:))en komiğide annelere nasıl anlatacağımızın karın ağrısıtdı:)vee 2 gün sonra vücudumuzda çıkan kırmızı lekeleri hiç unutmam:))canım bu şirin önlük ve eldiven bana bu komediyi hatırlattı işte:)

    YanıtlaSil
  46. Ayy inanamıyorum.. :S Eti bile çok seçici yerken dediğin gibi sakatat falan asla yiyemem ! :S

    İlk yaptığım yemek anım :) Soslu patates püresi yapacaktım. Patatesler bi güzel haşlandııııı. Salça da dahil tüm malzemeleri çiğ olarak yoğurdum tabaklara servis yaptım. Bide güzel süsledim maydnoz yapraklarıyla :) ohh mis ve çiğ :P

    YanıtlaSil
  47. evlendigimde yemegin Ye sinden anlamiyordum. Yemek yapmayi TJ den ogrendim desem abartmis olmam. simdi ise en keyif aldigim sey mutfakta mamalar hazirlamak, resmen terapi gibi:)

    YanıtlaSil
  48. kaynanam evde boza yapmış sevdigim için banada pet şişeye doldurup vermişti.bi akşam canımız istedi veee eşim açtı hatırladıgım en net sahne kirpiklerinden damlayan boza idi.mayalanmış ve tıpkı şampanya gibi patlamıştı :)

    YanıtlaSil
  49. Aslında çok güzel yemek yaparım,hiç hüsranım olmadı ama yemek yakmışlığım çoktu bi ara,çok unutuyodum :)

    YanıtlaSil
  50. Noni abla bu hikaye midir utanç mıdır bilemedim :D
    Şimdik 3 arkadaş...Eskişehir'deydik...Cheesecake yapacaktık:) sonra arkadaki tarifi uygulamaya başladık=) Ama zeki arkadaşlarımızdan biri bir paket margarinin 50 gr olduğunu düşünmüş nasıl olmuşsa :) 3paket marganini boşalttık mı hamura =750gr :) bir de ellerimizle güzelce şekil verdik..sonra attık fırına :) ne hayaller kurduk o arada..sonra bir baktık verdiğimiz şekil verini dümdüzz bir şekil almış...Neyse çıkardık...neden olmadı neden olmadı bulamadık..tadına baktık ..ama margarin geliyordu hep ...
    sonra o akşam oturmaya gelen oğlan çocuğu 1 paket margarinin 250 gr olduğunu söylediğinde uyandık :)
    Eskişehir gezimizde unutamayacağımız bir anımız oldu bu şekilde :) o günden beri sorar dururuz tüm herkese 1 paket margarin kaç gr diye :) ...
    bana çık bana çık xD

    YanıtlaSil
  51. ilk mutfaga giris yıllarımdı, yemek yapmayı falan henüz yeni öğreniyordum. o gün cok fena grip olmustum ve ocagı yaktığımda elimde pecete vardı dogal olarak:) bi elimde pecete bi elimde cakmak, nasıl oldu bilmiyorum pecete ocagın alevine geldi birden tutustu, öylece bakakaldım:) elim yanıyordu az kalsın:) ama Allahtan kısa süreli soktan cabuk cıktım ve alevler içindeki peceteyi lavabonun içine attım. elim de yanmadı ev de yanmadı sükürler olsun:)
    benim unutamadığım mutfak maceram bu sekilde:)
    bu arada mutfak önlüğü cok güzel... umarım sanslı kişi olabilirim:)
    naile.t@hotmail.com
    herkese bol sans:)

    YanıtlaSil
  52. yorum yazdım ama gitti mi gitmedi mi emin değilim gittiyse üzgünüm bu mesajı silebilirsiniz:)

    YanıtlaSil
  53. Bayildim bayildim kasim ayi cekilis hediyesine :) Tesekkurler Noni :)

    Benim husran anim ise Amerika'da ayran sisesi ve sut sisesinin benzerliginden kaynaklaniyor. Misafire yapilan pudingli pasta ayranla yapilinca pek hos olmadi tabi :)

    YanıtlaSil
  54. sevgili noni,

    Yemek yapmaya sekiz yaşında başladım.annem evde yokken dört kız arkadaş toplandık çayın yanına patates kızartmak istedik.yağı tavaya koyduk kızdırmaya başladık sonra unuttuk yağ yandı içine su atınca olanlar oldu tabikiufak çaplı yangın çıktı.o günkü heyecanı hiç unutamam.ne zaman yağ kızdırsam o gün aklıma gelirTaa ki evlenene dek mutfağın etrafına gitmedim. Nonicim işte böyleeeeeee.Dört kız arkadaşımla hala görüşüyorum ve her biraraya geldiğimizde yangın macerasını hatırlayarak kahkaya boğuluruz.Hediyeyi kazanmasamda çok güzel bir önlük.Zevkine hayranım.coşkulu kal

    YanıtlaSil
  55. Ankara'da yasarken cozulsun diye kiymayi kalorifer uzerine birakip evden cikmistim. Eve geldigimde kiyma fazla cozulmustu :) Et oldugu gibi kalorifere yapismisti. Et kokusu cikmadi evin icinden bilmem kac gun vallahi Noni'cim :) Zelda

    YanıtlaSil
  56. Nonicim senin anın kabus gibi birşey :)

    Bana gelirsekkk. Çok becerikli birisi olduğum için yemek yapmakla ilgili kötü bir anım yok. Ee ne yaıan söyleyeyim canım :)))))

    Rahat 20 yıl falan önce avokadoyu duymuş ve merak etmiştim. Ara tara janjanlı bir marketin manav reyonunda buldum. Salatalara soslara konulan birşey olduğunu nereden bileyim? Tropik meyve bu deyip hart diye ısırınca o kekremsi garip tadını hissetmemle ağzımdakini tükürmem bir oldu.

    O şirin önlükleri istiyorum o kaaaa :)))))

    YanıtlaSil
  57. tubiş ankara14/11/11 22:58

    sevgili noni, aklıma seninki gibi komik ve ilginç bir anı gelmedi ama o önlük ve tutacakla yeni maceralara yelken açabilirim;)

    YanıtlaSil
  58. bir gün profiterol yapmaya karar verdim tarifdeki 125 gram margarini 2 pakete denk geliyor diye düşünerek başladım yapmaya ve sonuçta 4 katı profiterol yapmış oldum.geceye kadar sürdü doldurmam.tatlım hazır olduğundada herkese birer büyük borcam tatlı düştü.doya doya yedik:)

    YanıtlaSil
  59. bir gece o kadar acıktık ki mutfağın altını üstüne getirmekteyiz malumunuz öğrenci evlerinde makarna ana yemektir buzdolabının arkasına düşmüş paketi bulmamzla birlikte su dolu tencereyi ocağa kaynayınca da hooop makarna boca.kaynadıkca suyun yüzeyine cıkan ne ola? kurtcuk evet mini siyah kafalı büklüm büklüm minik minik kurtcuklar...öğürmeler esliğinde biten gece... noni o önlük bana cok yakısır :)hem de öyle böyle değil,önünü alamazsın :))

    YanıtlaSil
  60. Çin'de yaşadığım sürece her şey benim için unutulmaz!!! idi zaten :)


    Serpil :)

    YanıtlaSil
  61. Ya bütün yorumum gitti blogger sağolsun :(

    tekrar yazayım, ilk aklıma gelen, yeni evlendim, yoğurt çorbası tarifi aldım arkadaşımdan. "su kaynayınca yumurtayı koy" demişti, su kaynadı, yumurtayı tencereye kırdım. sonuç: çılbır!

    YanıtlaSil
  62. ilk evlendiğim aylar eşimin abisini ve onun ailesini iftara çağırmıştık. yaptığım kuru fasulyenin pişmemiş olmasının yanı sıra tatlı olarak yaptığım kadayıfı yemeklik tuzlu yağla yapmışım. onlar hep bir ağızdan "ama tuzlu tereyağ koymuşsun" diye ısrar ettikçe olayın vehametini algılayamamıştım. alık alık bakmıştım nesi var tatlının diye.O günden sonra tuzlu ve tuzsuz tereyağ kavramlarını öğrenmiştim.
    gtakkin@yahoo.com

    YanıtlaSil
  63. Akıl beş karış havada ergenlik yılları... Annem evde yokken patates kızartmaya karar verdim. Yağı tavaya koydum ve o sırada sevgilim aradı. Ben sevgilimle konuşurken tavadaki yağı tamamen unuttum gitti. Ve sonuç: yarı yarıya yanmış bir mutfak, camdan alevleri görüp eve koşan bilumum konu komşu, eve gelince korku filmi setine dönmüş mutfağı görüp ya sana bişey olsaydı diye fenalık geçiren bir anne:)) Yangının telefon konuşmam yüzünden çıktığını hala bilmediğini söylememe gerek yok sanırım:))

    İmren

    YanıtlaSil
  64. Eşimle yeni evlenmişiz, benden sabah kahvaltısına menemen istedi. Hemen yaptım ama tuzu eklerken tuzluğun kapağı çıktı ve içindekilerin yarısı menemene boca oldu. Tam çöpe atıp yenisini yapacaktım ki eşim mutfağa girdi, ben onu yerim, dökme dedi ve afiyetle yedi. İyi ki kusmadı, rezil bir tadı vardı :) Aşk ve açlık adama neler yaptırıyor işte.

    YanıtlaSil
  65. Ben de kelle görmeye dayanamam..Sakatat yemem..Yemek değil ama kahve anım geldi aklıma :)
    10 yıl kadar önce bir gün nereden estiyse iş yerinde türk kahvesi yapmaya kalkıştım ve o fişe takılan kahve makinelerine metal kaşık sokulmayacağını bile bile, plastik kaşık da yanında olmasına rağmen, dalgınlıkla metal kaşıkla kesme şekerleri ezmeye kalktım ve buummm! şirketin bütün sigortaları attı. Beni elektrik çarptı :) bütün gün kolum ağrımıştı..

    YanıtlaSil
  66. Benim öyle çok ilginç bir anım yok ama olur inş. :))

    YanıtlaSil
  67. daha 10 yaşındayken karalahana dolması sarmış biriyim mutfak hayatımın önemli bir parçası sanırım.. 5-6 yaşlarımda babamin dedesi ile yemek üzerine ilginç konuşmalar geçmiş aramızda hala anlatırlar.. birbirimize yemek tarifi vermişiz :) önlüğe bayıldım ne diyolar bu sıra beni seç beni seç :D

    YanıtlaSil
  68. önlük ve tutacak benim olsun :))

    okul yıllarında 4 arkadaş aynı evde kalıyoruz ve yemek yapmaya karar verdik sonuç dibi tutmuş nohut ve şehriyeleri üzerinde kendi kendine şekil olmuş pilav :))

    YanıtlaSil
  69. Benim hikayem biraz trajikomik.. Kocci papates kızartırken mutfağı yakmış, itfaiye yi aradıktan sonra da balkona çıkıp "yangın söndürücüsü olan var mııı???" diye bağırmış.. Karşı apartmanda balkondaki bir komşu da "yoookkk!!!" diye bağırmış :) Bizimki o gün bugündür mutfağa giremiyor..

    YanıtlaSil
  70. Mutfakta zaman geçirmeyi seviyorum. Terapi gibi geliyor. Unutamadığım bir anım elbette var. Orta okuldaydım.. Kek yapmak için mutfağa girdim, ilk defa.. Tüm malzemeleri çırptıktansonra en son unu koyup mikseri çalıştırınca pof diye yüzüm gözüm her tarafım un olmuştu.. Hala hatırladıkça gülüyorum :))

    YanıtlaSil
  71. benim bir maceram yok mutfakta, aslında severim yemek yapmayı,pasta, börek yapmayı, pek de çıkmam mutfaktan ama bu tarz olaylar yaşamadım ama evlilik yakın, inşallah bana çıkar :)

    YanıtlaSil
  72. benim ilk mutfak maceralarım 5-6 yaşlarında başladı Nonicim. minik bir çinko bir tenceremiz vardı. kapalı haldeki ocağın üstüne koyar, içine suyu doldurur ve leblebi, kuru üzüm, fındık, fıstık, nohut, fasulye, şeker ne bulursam katar, karıştırır da karıştırırdım. babam deli kız aşı derdi yemeğimin adına ama şimdi düşününce aşure yapıyormuşum gibi geldi :) yer gibi yaparlardı yalandan. şimdi kek, kurabiye konusunda iyiyim fakat dün bilgisayara dalıp tost makinesinde ekmekleri kömür yaptım bu da son maceram. üstümde önlük olsaydı unutmazdım belki :D

    YanıtlaSil
  73. noni,
    benimde ilk mutfak anım henüz yaşıma girmeden baslamış.
    gün içerisinde annem temizlik telaşındayken bende nasıl olmuşsa mutfakta bı güzel salçalara bulanmışım annem görünce şokkkk geçirmiş her yer kan diye.
    daha sonra işin aslı benim salçaları basımdan aşagı savurmam olduğunu anlayınca çok gülmüş .
    çok isterdim o anımın bi fotografı olsun ama ne yazık ki yok
    ama matruşkalı önlükle bi pozum olsun çok isterimmmm.
    nily

    YanıtlaSil
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...