20 Haziran 2013

Nil'imin Odası

Gün pek bir civcivli başladı bu sabah... Bir blog arkadaşımdan mail aldım, Nil'imin doğumu için yaptığım bebek şekerlerini densizin biri kendi yapmış gibi websitesine koymuş, bir tek ben de değilmişim, daha birçok kişinin fotoğraflarını çalıp kendi ürünleri gibi sitesinde paylaşmış. Ben siteye girdim ama çoktan silmişti fotoğrafları... Sitedeki iletişim numarasını aradım ve bir açıklama beklediğimi söyledim ama yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali kadın özür dileyeceği yerde pişkin bir şekilde "ne olmuş koyduysam, koyduğum gibi sildim de, gidin bütün blogcular toplanın beni mahkemeye verin ben de sizi vericem sabahın köründe beni taciz edip duruyorsunuz" dedi. Gerçekten pes diyorum hem izin almadan fotoğraflarımı kullanıp hırsızlık yapıyorsun hem de o fotoğraflara kanıp senden alışveriş yapanları kandırmış oluyorsun! Blog dünyasının en sevmediğim yanı bu işte... Fotoğraflarımı izinsiz kullanan çok oldu, neler neler yaşadım hatta bir fotoğrafımı alıp Facebok'ta sahte hesap açana bile rastladım. Böylelerini Allah'a havale ediyorum tabii bunların içinde ne kadar Allah korkusu varsa! Bu gibi durumlar beni blogdan acayip soğutuyor, her fotoğrafa tek tek watermark koymayı da zaman kaybı olarak görüyorum, zaten kısıtlı bir zaman aralığında post yapıyorum onun da işkenceye dönmesini istemiyorum. Şimdi kızımın odasından kareler paylaşıyorum umarım birileri bunları da kopyalayıp kendi ürünü gibi kakalamaya kalkmaz kimseye!
Nil'in kapı süsü: Ponente Baby
Festival Mobilya'dan yatak ve dolaplar alınca bu kapı süsü hediye olarak geldi, biz kapıya Ponente Baby'den aldığımız süsü astığımız için bunu yatağının ucunda kullandık. 
Tül ponponlar: Ponente Baby
Nil kumaş süsü: Ablamın hediyesi...
Princess ayna: Arkadaşımın hediyesi...
Bez çanta: Love Joy Create
Bebek: GUM'daki hediyelik eşya mağazasından (Moskova)
Halı: English Home
El boyaması ağaç: Masal Oda (Ressam Murat Akkaya)
Dolap: Festival Mobilya
Kelebekli tül: English Home
Bebek: Moskova'dan
Nil: Anne ve babasının herşeyi :) 

19 Haziran 2013

Fosforlu

Fosforlu kedi gözü gibi parlıyorum öyle di mi ;) Ahhh Necati sen dizilerden şaşma e mi?! Bırak basın açıklamalarını bu işin ehlileri yapsın! Ama yiğidi öldür hakkını yeme demişler şu gergin günlerde güldürdü hepimizi sağolsun :)
Gülüyorum gülmesine ama kendini ifade etme ve kalabalık ortamlara hitap etme konusunda ben de Necati Şaşmaz'dan farklı değilim doğrusu! Üstüne bir de benim yanaklar al al olur, kızardığımı anladıkça utanır "Allahım lütfen yanaklarım kızarmasın" diye dualar eder, bunun bir işe yaramadığını gördükçe de daha panik olup kulaklarıma kadar pancar gibi kızarırım, gözler fosforlu mu bakar bilmiyorum ama yanaklarımın pembodan farkı olmaz!
Kız gözün daldı kim geliyor yoksa 104 tane okuyucum mu :)
Beni seven 104 değerli insan... Hepinize güzel yorumlarınız için teşekkür ederim! Kiminiz kaytarıp sorumu cevaplamadan yorum bırakmış ama onları da affettim gitti hi hii :) Hiçbir yere de gitmiyorum, burdayım, sözzzz! Bu arada sizden yorumlar geldikçe bir hevesle tek tek cevap vermeye kalktım ama 6. yorumdan sonra tıkandım kaldım devamını getiremedim :) Gördüğünüz gibi kalabalık ortamlara hem yazılı hem sözlü hitap etme konusunda pek başarısızım!
Random.org sitesi üzerinden yaptığım çekilişte kazanan 60.sıradaki reyhane oldu. Reyhane bıraktığı yorumda peki sen beni seviyor musun diye soru sorup ters köşeye yatırmış beni ;) Hmmm dur bir düşüneyim... Düzenlediğim çekilişlere çok uzun zamandan beri katılıyorsun, bu beni uzun süredir takip ettiğini gösterir işte seni sevmem için bir neden :) Bir de babam gibi sen de mühendismişsin, seni sevmem için ikinci bir neden daha :) Duuur daha bitmedi, iki tane prensin de annesi olduğunu öğrendim, bütün anneler melektir ve ben melekleri çok severim :) Umarım sen de benim cevaplarımı beğenmişsindir ;)
Yeni çekilişlerde buluşmak dileğiyle! 
T-shirt & Clutch: Bershka
Şort: Batik
Kemer: Twist
 Kolye: Forever New
Bileklik: İpekyol
Oje: Mavala 153 Lagoon
Nil'in elbisesi: Şile'de bir butikten
Saç bantı: Merve'nin Tasarımı

13 Haziran 2013

Haziran Ayının Çekilişi

Son günlerde çok gerildik, çok yıprandık. Biraz kafamızı dağıtmamızda sakınca yok sanırım? Bu ay bir okuyucuma ham matruşka hediye ediyorum. Kendi hayal dünyasına göre istediği renkte boyayabilir. İster koyu renklerin hakim olduğu isterse cıvıl cıvıl renklerin barındığı bir matruşkaya çevirebilir onu. Aslında toplumlar da tıpkı matruşkalar gibi değil mi? Türlü türlü renkler barındırıyoruz içimizde, aslında hepimiz iç içe geçmiş şekildeyiz ama nedense birbirimizin varlığını kabullenmekten öteyiz...
3'lü matruşkanın yanında bir de matruşkalı iğne...
Ve matruşkalı kalem hediye edeceğim...
Son günlerde olan gerginliklerden mi, ülkemin geleceği nereye gidiyor kaygısından mı, sadece şu kasvetli havadan mı yoksa bloguma gelen az yorumlardan mı nedeni ne bilmiyorum ama artık kelimelerim yavaş yavaş tükeniyor gibi hissediyorum. Veya sadece geçici tıkanıklık benimkisi bilmiyorum. Baksanıza aşağıda sorduğum soruya bile sadece xcelis cevap vermiş kimse beni sevmiyor fırk fırk :,( Bu ayın çekilişine katılmak isteyenlerden bunun nedenini rica edeceğim, neden sevmiyorsunuz beni üleeeyyyyyyyynnnnnnnnn! Haa haaa ve Noni hanımefendi kimliğinden sıyrılır haydi geçmiş olsun :P

12 Haziran 2013

Kaçış

Çocukların dünyası ne kadar da saf ve masum öyle di mi? Şunu farkettim ki canım sıkkın olduğunda, moralim bozulduğunda yüzümü daha çok çocuk dünyasına çeviriyorum, ben de onlar gibi minicik olup o dünyada kendime bir yer edinmeye çalışıyorum çünkü orada kavga yok, çekişme yok, tamamen saflık hakim, ahhh nasıl istiyorum biz yetişkinlerin de böyle yalın olmasını size anlatamam! Ben sorunlardan kaçıp biraz tebessüm etme yolunu böyle buldum, peki sizin kaçış noktanız nedir hiç düşündünüz mü?
T-shirt: Mango
Şort: Batik
Çanta: Six
Oxfords: Studio Rain
Yüzük: Swatch
Küpe: Diva

09 Haziran 2013

Gıcık Neşriyat


Küçükken fazla gergin biriydim, her şey ama her şey beni gıcık ederdi. Hatta bir keresinde ablam hiç üşenmemiş kalemi kağıdı eline alıp bir gün içersinde benim gıcık olduğum her şeyi madde madde yazmıştı, uzun bir liste oldu diye hatırlıyorum :) Büyüdüm, artık eskisi kadar (şükürler olsun ki!) kafasından her daim cızt bızt elektrik saçan biri olmasam da beni gıcık eden durumları yine yaşıyorum. Belki de büyük şehirde yaşayan herkesin durumu benimle aynı, bilemiyorum! Burada daha önce de bahsetmiştim belki hatırlarsınız; ablamın zamanında madde madde sıraladığı durumları ben birkaç yıldır kaleme alıyorum, bunları kıl durumların özeti diye isimlendirdiğim Klozet'te paylaşıyorum... Şu gergin günlerde kafanızı biraz dağıtmak veya sifonu siz de çekmek isterseniz (politik olmayan, gündelik hayata dair sizi gıcık eden durumlar & dumurlar olabilir) o halde sizi de beklerim benim Klozet'ime :)

Işık

Tam 1 yıl geçti üstünden... 1 yıl önce bu zamanlarda karnım burnumdayken prensin bypass ameliyatı ile tepetaklak olmuştuk. Sonra... Daha zor günler bekledi beni. Üst üste bir sınavdan geçer gibi... Ama çok şükür hepsi geçti.
Sonra Nil geldi...
Güneş gibi doğdu hayatıma...
Daha umutla bakmaya başladım dünyaya...
Aslında geriye dönüp bakmayı hiç sevmem ama...
Ne kadar güçlü biri olduğumu hatırlatırım kendime...
Çünkü hayat hızla akıp geçiyor...
O halde gülmeyi unutmamak gerekiyor...

Herkesin bir umut ışığı var bu hayatta, bu ışık benim için Nil, sizin için belki yanınızdaki bir kişi veya uzaktaki bir fikir... Her şekilde umut etmek güzel öyle di mi?

Ceket: Mango
Elbise: adL
Clutch: Bershka
Küpe: Bendis
Kolye: Koton
Saç: Syoss curl control (Watsons'larda bulabilirsiniz)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...