13 Ocak 2014

İyi Haftalar!

Herkese iyi haftalar! Biz haftaya birazcık tatsız başladık, prensesim öksürmeye başlayınca acaba şu aralar kol gezen virüs olabilir mi endişesiyle bugün doktorumuza götürdüm, çok şükür sadece bademcikleri şişmiş... Kızıma ve şu anda hasta olan ekranın diğer ucundaki herkese acil şifalar dileyerek bu aralar okuduğum kitaplara yer vermek istiyorum şimdi... Canım arkadaşım Ayşe'de gördüğüm ve benim de elimin altında bulunsun dediğim kitaplardan biriydi "Çocuğunuz ve Sizin için Montessori Etkinlikleri" kitabı... Kimi annelerin benimsediği, kimilerinin de pek önemsemediği Montessori eğitimine göre her çocuk tektir, özeldir ve farklıdır bundan ötürü de kendi bireysel öğrenme hızı kendine özgüdür. Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Kitapta, düğme iliklemeden rakamları öğrenmeye, uzun cümleleri okumaya kadar birçok etkinlik yer alıyor. Kitap beş bölüme ayrılmış ve günlük yaşam becerilerine, dil becerileri, matematiksel ve bilimsel becerilere yer verilmiş. Kitaptaki etkinliklerin çoğu Nil için biraz erken, o yüzden biraz bekleyip ileride deneyeceğim ve gözlemlerimi sizlerle paylaşacağım... Montessori ile ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.  
Daha önce bahsetmiştim blogumda... Kız arkadaşlarımla kurduğumuz kitap etkinlik günümüz var. Bir kitap seçip onu okuyoruz ve sonra onun üstüne sohbet ediyoruz. Oldukça verimli geçen bir toplantı oluyor, açıkçası herkese ayda bir de olsa böyle bir etkinlik düzenlemelerini tavsiye ederim ;) Kitap günümüz için seçtiğimiz kitabımız Mitch Albom'un "Zamanı Anlamak" isimli kitabıydı. Kitapta 3 karakter var, bunlardan biri zamanı ölçmeye kalkıştığı için Tanrı tarafından cezalandırılıyor ve diğer ikisiyle kitabın sonunda buluşuyor. Çok fazla yazmıyım ki heyecanı kaçmasın. Ben kitabın sonunu o kadar merak ettim ki Nil'den fırsat buldukça okuyup iki-üç günde bitirdim. Yaşadığımız anın kıymetini iyi bilmemiz gerektiğini anlatan güzel ve sürükleyici bir kitap bence...
Blog hayatının en güzel yanlarından biri de bir şekilde hayatlarına dahil olduğunuz, yaşamlarını takip ettiğiniz kişilerin mutluluklarına şahit olmanız; bu yeri geliyor bir doğum günü partisi oluyor, yeri geliyor elinize aldığınız yeni basılmış gıcır gıcır bir kitap oluyor. Yeni aldığım kitaplardan biri de beğenerek takip ettiğim blog arkadaşlarımdan birine ait! Etiyopya'daki hayatını takip ettiğim, ağaç baskı çalışmalarına bayıldığım sevgili figoltx yani Figen Gündüz Letaconnoux yaşamını geçirdiği yedi Afrika ülkesini "Yaşamımdan Süzülen Afrika" isimli kitabında kaleme almış.
"Dünyayı tanımak için hep denizlere, göllere değil zaman zaman kurak iklimlere, çilekeş coğrafyalara da gitmek; bilindik hayatları değil, saklı hayatları da keşfetmek gerekliliğine inananlardan"sanız ve beş duyunuza hitap edecek, sizleri hevesle yeni keşif gezilerine çıkmaya teşvik edecek, gittiğiniz uzak diyarlardan oraları beraberinizde geri getirmenize ön ayak olacak bu kitabın sayfaları arasında keyifli bir gezintiye çıkmaya hazırsanız eğer, haydi o zaman.. diyor sevgili Figen...
Ona kesinlikle katılıyorum ve Afrika'yı merak eden tüm ruhu gezginlerin bu dolu dolu kitabı okuması gerekir diyorum! Figen'ciğim seni tebrik ediyorum, kalemine, ruhuna sağlık canım!
Canım annemin hediyesi olan, Darien Gee'nin "Dostluk Ekmeği" kitabına yeni başladım. Kitapta farklı hayatlar her birinin yaşadığı farklı acılar var, sanırım hepsinin yolu bir yerde kesişecek... Bana yazım dili rahat geldi. Nil'i uyutup elime kahvemi alıp keyifle okuduğum kitaplardan biri diyebilirim. Kitabın bence en enteresan yanı içinde Amiş Dostluk Ekmeği tarifinin yer alması... Önce mayayı hazırlıyorsunuz, 10 gün bekliyorsunuz, 10 günün sonunda hamurun bir kısmını kendinize ayırıp ekmek yapıyorsunuz, kalan kısmını da sevdiklerinize tarifiyle birlikte dağıtıyorsunuz, onlar da 10 gün bekleyip kendi ekmeklerini yapıyor, kalan hamuru da dağıtıyorlar. Böylece maya elden ele dolaşıyor ve bir sürü ekmek ortaya çıkıyor :) Bu şekilde bir mayayı 50 yıl yaşatan varmış, çok şaşırdım doğrusu! Ben mayamı hazırladım, bugün 3. günümdeyim, 10. günde ekmeğimi pişirip detaylarını da sizlerle paylaşacağım, bana şans dileyin ;)
Bu ciciler de yeni küpelerim :) Kendilerine aşık oldum diyebilirim! Sammydress'ten almıştım, instagramda çok beğenilince blogumda da paylaşmak istedim :)
Sanırım bugünlük bu kadar... Bir sonraki postumda harika bir çekiliş sizleri bekliyor, şu aralar bir kutlama yapacaksanız kaçırmayın derim!
Sevgilerimle...

9 yorum:

  1. HAYAT VE KURABİYESİ13/1/14 14:27

    Geçmiş olsun Nonim. Tetkikte olmakta fayda var .. Bol bol el yıkama ile virüsü ev dışında tutmaya çalışıyoruz virüsü.. Allah her bebeği her bireyi korusun.. Kitaplarından annenin almış kitabı ve ekmeğin hikayesi çok hoşuma gitti. 10. günün sonunu merakla bekliyorum. Küpe ise tam senlik. İyi günlerde kullan.. Kutlama var olmazmı ana kız doğum günümüzü kutluycaz bizz :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. prenses çok tatlıııı,Allah bağışlasın,geçmiş olsun

    Dostluk Ekmeği adlı kitap ilgimi çekti,listeme alındı

    sevgiler

    minik

    YanıtlaSil
  3. Zaman ne garip ne hassas bir mevzu. Belki de en yanlış anlaşılan, çünkü hep ona bir kulp buluyoruz. "Zamanı Anlamak" bu yüzden hemen dikkatimi çekti. Ve ne güzel bir post olmuş. İşte bu samimiyeti seviyorum :)

    YanıtlaSil
  4. Amiş dostluk ekmeği oldukça ilgimi çekti,dolayısıyla kitabı alarak okumaya başlayacağım :)
    Minik prensese geçmiş olsun diyorum,büyükler de küçükler de bu aralar gripten nasibini alıyor sanırım...
    Küpeler tarzım olmamasına rağmen çok güzel bir motife sahipler ve sizde çok şık durmuş,blogunuzu keşfettiğim için mutlu oldum,sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Prensese çok geçmiş olsun, çabucak iyileşsin inşallah Nonicim, küpelerin şahane bayıldım iyi günlerde kullan, ve tabi son kare şahane duru ve muhteşem bir güzellik, maşallah diyorum Nonicim ve öpücükler yolluyorum, sevgilerimle .... :)

    YanıtlaSil
  6. Cok az vaktim var ama hemen kisacik da olsa bir ugrayip iki satir birseyler birakmak istedim Noni'cim. Ah su zamani bir de ben anlayabilsem, neden yetmiyor bazen ve neden bukadar cabuk akip gidiyor?:)

    Oyyy, o pembe pamuk sekerim hasta mi olmus benim?? Kiyamaaam, coook gecmis olsun diyorum , insallah cabucak iyilesir ve yine ortaligi karistirip seni pesinden kosturur, nihaha!:)

    Bir de ben yeni yilini kutlamadim daha, can-i gönülden kutluyorum ve senin mutlulugun icin ne gerekiyorsa hep onlar olsun diliyorum hayatinda her daim. Bir de cok selamlar! Bir de bir de cok öptüm ikinizi de! Mucuk!:)

    Ayse

    YanıtlaSil
  7. Canım benim, çok geçmiş olsun güzel Nil'e..Tez vakitte iyileşsin inşallah..Sana da nazar değmesin Sibel'cim, bayılıyorum yazılarına, paylaşımlarına en çok da güzel kalbine:) Küpelerini çok beğendim, mutlu günlerde kullan inşallah. Bu ara ben de Duru'cuğum uyurken kahve keyfiyle beraber Dostluk Ekmeği'ni okuyorum, amiş ekmeği olayına bayıldım , ama senin gibi marifetli değilim denemedim henüz:( En çok da kitabın kapak tasarımına ve aynı tasarımla içindeki kitap ayracına bayıldım:) Öperim sizi (Bu arada çekilişlerinin de sıkı takipçisi oldum, katılım sınırı var mı acaba?:))).-Esin İrlan-

    YanıtlaSil
  8. Dostluk Ekmeği'ni aylar önce okumuştum. Kitabı bitirir bitirmez de ekmeğimi mayalamıştım. O kadar hoşuma gitti ki, güne, misafire sık sık yaptığım tarifler arasında yer aldı. İlk denemem kakaoluydu, sonra muzlusunu, çileklisini, hindistancevizlisini de denedim. Favorim kakaolu ve muzlu oldu.
    Küpelere de bayıldım. Tam benim tarzım, güle güle kullanın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Noni'ciğim merhaba, Öncelikle sana ve Pamuk Prenses'e çok geçmiş olsun. Ayın 13'ünce yayınlamış olduğun bu postu o gün Fildişi Sahili'ne gitmek üzere bavul hazırladığımdan görmemişim. Bugün sen instagram'da bana hatırlatınca aradım ve buldum. Paylaşımın için çok teşekkürler. Sevgiler...figoltx...

      Sil

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...