10 Şubat 2014

Tom & Jerry

Geçtiğimiz günlerde şeker bir okuyucum rica etmişti, onun isteği üzerine Miso ve Nil'i konuk ediyorum bugün bloguma :) Konuklarım fazla hareketli ve mobil oldukları için fotoğraflarda ikisini bir arada yakalamam artık pek mümkün olmuyor öyle eskisi gibi... Her zaman söylüyorum; Miso Nil'den önce de vardı, evimizin bir parçasıydı bu yüzden ondan vazgeçmek bir gün bile aklımdan geçmedi. Şu anda aranızda hamiş olup da çevresinden "kedini ne yapacaksın" sorularıyla karşılaşan, hatta daha ileri gidip "kurtul şundan!" baskısı görenler varsa bize bakıp birazcık rahat nefes alabilirler diye düşünüyorum. Onlar dünyanın en masum canlıları tek kusurları bebeğiniz büyüyor ama onlar hep aynı kalıyor. Bu yüzden biraz sevgi ve biraz da sabırla çözülemeyecek hiçbir sorun yok diye düşünüyorum ben...
Evet şunu itiraf edebilirim ki bebekten sonra işler değişiyor. Ne kadar isteseniz de artık her şeye eskisi gibi yetişemez oluyorsunuz. Evde küçük bir bebekle uğraşırken bir de ilgi bekleyen başka bir canlının daha olduğunu unutabiliyorsunuz, bu dengeyi tutturmak zor olabiliyor. Miso benim için çok özel bir kedidir, şu ana kadar sahip olduğum kediler arasında apayrı yere sahiptir, ama bu onun evde ikinci plana düştüğü gerçeğini değiştiremiyor maalesef. Bebeğinize ayırdığınız vakitle kedinize ayırdığınız vakit eş değer olamayabiliyor. En başta bu gerçeği kabul etmek gerekiyor sanırım... Ama zamanla bir denge kuruyorsunuz. Mesela ben gün içersinde Miso'yla ilgilenememişsem akşam Nil'i uyuttuktan sonra sevmeye çalışıyorum veya Nil'in öğlen uyku vaktinde kendime bir kahve yapıp laptopımın karşısına geçip kucağıma da Miso'yu alıyorum. Ha tabii her zaman böyle toz pembe bir tablo çizmiyoruz. Nil'i güç bela uyuttuysam ve Miso gidip Nil'in tepesinde miyavlıyorsa işte o zaman "yaktım çıranı üleyynn" moduna giriyorum, o önde ben arkada onu kovalıyor oluyorum :)
Uyutma demişken ben Miso'yu artık uyutma kararı aldım, 7 sene yaşadı işte yeter daha ne olsun. Yok ayol yok, yazdıklarımı sonuna kadar okuyor musunuz diye sizi bir deniyim dedim kihh kihhh :) Hafif bir adrenalin sıçratmasından sonra yazmaya kaldığım yerden devam edebilirim... Uyutma demişken şunu belirtmek isterim; Nil'i bebekken hep Miso'dan koruyarak uyutuyordum. Odasındaysa kapıyı kapattım veya benimle birlikte uyuyorsa Miso'yu odaya almadım. Nasıl olsa Nil artık büyüdü diye biraz rahat davranmaya başladığım şu dönemlerde Nil uyurken Miso'yu hep onun üstünde yatarken yakaladım. Evet maalesef bebeklerin vücut ısısını ve yumuşaklığını bu tüylü yaramazlar çok seviyorlar, bu yüzden birbirlerinden ayrı odalarda uyumalarını sağlamak çok önemli. Ben de buna artık daha dikkat ediyorum...
Tırmalama konusuna gelecek olursak... Nil Miso'yu çok seviyor ama her bebeğin içinde biraz yer alan çakilik kızımda da var, tatlı tatlı severken birden kuyruğunu çekmeye başlayabiliyor, işi abartırsa Miso'da kontratağa geçebiliyor. Vay be bendeki kelimelere bakın kontratak falan, nerden kulağıma yer etmişse kullanıyım dedim, yoksa futbolla hiç alakam yoktur en son Feyyaz'ın Beşiktaş'ta oynamasında kaldım ben o derece yani :) Neyse daldan dala atlıyorum bu cimcimeler oynarken göz kulak olmakta fayda var, ikisinin de doğaları gereği ne zaman ne yapacakları belli olmuyor. Ama onları izlemek en keyifli kısmı ve bence iyi ki bir aradalar dediğiniz anlar da bu anlar; bebeğinizin içinde hayvan sevgisinin yerleştiğine tanık olmanız paha biçilemez gerçekten. Bu yüzden iyi ki hayatlarımızda bu tüylü dostlarımız var, her zaman da olsunlar diyorum ben!
Hepinize mutlu bir hafta diliyorum!
Hamileliğim boyunca ve doğum sonrasında Miso ve Nil'in kaynaşması ile ilgili yazımı buradan okuyabilirsiniz...

18 yorum:

  1. sabah sabah iyi bir adrenalin sıçraması oldu vallahi benim için Nonicim :)) Miso'nun Nil'e bakışına bayıldım. ikisinin bu hallerini izlemek çok keyifli olsa gerek.

    YanıtlaSil
  2. çok tatlılar allah her ikisine uzun ve sağlıklı bir yaşam nasip etsin

    YanıtlaSil
  3. HAYAT VE KURABİYESİ10/2/14 10:12

    Ya ne güzel bi post olmuş bu yazın.. Bayıldım.. Her fotoğraf beni benden aldı.. kedileride çok severim Minik cimcimenide.. daldan dala atlama.. bizi okuyormuyuz diye deneme kısımlarına bittim :) Sizi çok seviyorum Nonim.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. ikisi de çok şeker ama Nil' e bittim. maşallah boncuk kızına.

    sevgiler
    Elif K.

    YanıtlaSil
  5. Bu yazını o kadar çok insana göstermek isterim ki...

    Ben daha önce de -yazmış olabilirim kusura bakma artık- oğlumu hep hayvanlarla birlikte büyüttüm. Zararı bi yana tam tersi merhametli ,yardımsever ve insan gibi insan olmasında çok yararını gördüm. Bence de evciller bizim hiç büyümeyecek olan çocuklarımız,onlardan vaz geçemeyiz. Allah sana da Nil'e de Miso 'ya da sağlıklı ve uzun ömürler versin Noni'm!

    YanıtlaSil
  6. Ne kadar cabuk buyudu senin su fistik Nonim :) Herkes mutlu huzurlu saglikliysa daha ne olsun.benim takildigim tek konu tuy konusudur yoksa hayvan sevmeyi becerebilmek zor gunumuzde :) sevgiler ve masallah senin sekerlere :)

    YanıtlaSil
  7. Öncelikle kocaman bir maşallah diyorum,çok ama çok tatlılar ve illa ki olmalı diye düşünüyorum bir miniğin yanında başka bir minik...büyüme,gelişme zamanları için çok yararlı,sevgiler,iyi haftalar

    YanıtlaSil
  8. Çok teşekkürler güzel bayanlar... Bebeklerin evde bir canlı ile büyümesi kişisel gelişimleri için gerçekten çok önemli, dışarıda gördükleri hayvanlara daha sevgiyle yaklaşıyorlar, daha vicdanlı oluyorlar diye düşünüyorum ben... Tüy konusuna gelince evet çok titiz olanlar için bu can sıkıcı olabilir ama devamlı tüyleri taranırsa dökülmesi azalıyor veya veterinere götürüp periyodik olarak tıraş ettirmek de mümkün tabii...
    Hepinizi kucaklıyorum sevgiyle!

    YanıtlaSil
  9. İkisi de çok şeker. Birlikte daha uzuuuun keyifli anlarınız olsun...
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  10. Jerry tam ısırmalık oldu annesi :)
    gül saim

    YanıtlaSil
  11. Benim evimde kedi yok, ama kayınvalidemde (ex) var, kedi diyorum ama o kendini vaşak zannediyor :) benim kuzularda bebekken onu sevmek isteyince asla sevdirmez ve hırlardı, onun yüzünden şimdi kızlarım kedilerden hafif tırsıyorlar. Ama bence sevgiyi hayvanlardan da öğreniyorlar çocuklar. Ve sizinkilerde çok tatlı görünüyorlar maşallah.

    YanıtlaSil
  12. ooh geçir o sepeti kafaya nilcim geçir ooh :)) seviyorum seni fıstııık maşallah :))

    YanıtlaSil
  13. Ne güzel bir yazı olmuş! Fotoğraflar da şahane. Miso'nun Nil'e "N'apıyor bu şaşkın yine yahu?!" dercesine bakışları beni benden aldı :)
    Yavru köpekle küçük bir çocuğun birlikte uyuduğu fotoğrafları mutlaka görmüşsündür, ama yine de paylaşayım istedim!

    YanıtlaSil
  14. Yine ilk bastaki 5-10 saniyelik "Oyyyyy ooyyyy , yörüm ben şeniii! tatli kivircigim, fiştiiiikkk!" nidalarindan sonra yazina konsantre olabildim ve yorum faslina gecebiliyorum simdi:)

    Harika fotolar olmus Noni'cim yaaa.. coook tesekkürler! Tam Tom ve Jerry olmuslar valla. Hele o alttan dördüncü resim yok mu, Ololi'nin de dedigi gibi, Miso'nun "naapiyo bu deli kiz yine?" dercesine bakmasi....:) ve en sondaki Nil'in "taktimmi takarim, nihaha!" bakisi...yirim!

    (Bu arada, mailine bi bakiver bir ara canimcim, öptüm);)

    YanıtlaSil
  15. yazını bir solukta okudum.fotoğraflara gülümseyerek baktım.ikisini de sevdim kuzular diye diye.maşallah ikisine de:) öykü 4 yaşına girecek 2 ay sonra.4 yıldır atsana kediyi,tüyü ağzına kaçar gibi lafları kaç kere duyduğumu hatırlamıyorum bile.artık cevap bile vermiyorum.yoruldum cünkü.ikisini birlikte büyüttüğüm için gerçekten çok mutluyum.artık birbirlerine zarar vermeden oynamayı da öğrendiler.dün gece evcilik oynuyorlardı:) miso ve nil'in de çok güzel bir dostlukları olacağından eminim.ikisini de öpüyorum.sevgiler...

    YanıtlaSil
  16. son foto nefisss :) maaşallah çok tatlı bir kız

    YanıtlaSil
  17. Masallah prensese Allah nazarlardan korusun annesi gibi guzel.Misonun bakislarina bayildim :)

    YanıtlaSil
  18. Nonicim çok teşekkür ederim bu yazın için...inan kedisi olan ebeveynlere ilaç olacak bir yazı. Bari gözleri ile görsünler de eşin dostun içi rahat etsin...Şimdi bana her uyarıda bulunana bu resimleri ve yazını göstereceğim. Bu arada maşallah muhabbetlerine diyecek yok afacanların. Çok tatlılar.. İkisi de bir evin olmazsa olmazları bence...

    YanıtlaSil

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...