04 Mayıs 2015

Cottonbox 1. Blogger Buluşması

Geçtiğimiz haftalarda Nil'imle birlikte Cottonbox'ın Bebek Kitchenette'te düzenlediği 1. Blogger Buluşmasına katıldık.
İlk önce keyifli bir kahvaltı yaptık...
Yaniii yaptık sayılır! Niloşum fıkır fıkır yerinde durur mu hiç, etrafta inceleyecek bu kadar güzel şeyler dururken kahvaltı masasıyla hiç ilgilenmedi tabii ;)
Benim sarı papatyam balonlarla oynarken...
Biz de Cottonbox Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nihat Turgut'dan %100 pamuk ipliği ile üretilen sağlıklı nevresimlerin uyku kalitesini nasıl etkilediğini ve yükselttiğini dinledik...
Doğadan ilham alan Cottonbox'ın yeni koleksiyonunda uçuk pembe, lila ve gri ağırlıkta olmak üzere floral desenlere ve pastel renklere ağırlık verilmiş.
Minimal desenlerin yanı sıra 3D baskı tekniğiyle işlenen büyük desenler de yer almış yeni koleksiyonda...
Nihat Bey'den sonra sözü oyuncu ve aromaterapist Ayşe Tolga aldı ve çok faydalı bilgiler paylaştı. Aromaterapinin aslında ciddi bir bilim dalı olduğunu ve tarihinin eski Mısır uygarlığına kadar dayandığını anlattı. Aromaterapide damıtma işleminin çok önemli olduğunu, bu işlemde aromatik bitkilerin kullanılması gerektiğini, elma gibi meyvelerin aromatik özelliğinin olmadığını söyledi Ayşe Hanım... Kokusunu veren aromatik bitkilerden buhar distilasyonu ile elde edilen uçucu yağların insanların ve aynı zamanda hayvanların da ruhsal şifası için kullanıldığı bir terapi yöntemi olduğunu aktardı.
Aromaterapide kullanılan yağlar uçucu ve sabit yağlar olmak üzere ikiye ayrılıyormuş. Tatlı badem yağı, baz yağ olarak çok idealmiş. Asit oranı yüksek olduğu için zeytinyağı kullanılmıyormuş. Örneğin; kayısı çekirdeği yağı, argan yağı, üzüm çekirdeği yağı, jojoba yağı, ceviz yağı, fındık yağı besleyici yağlar içinde yer alıyormuş. Ayşe Hanım cildimizi dışarıdan beslememiz gerektiğini söyleyerek "yiyemeyeceğiniz hiçbir şeyi cildinize sürmeyin" dedi... Cildimize sürdüğümüz ürünler konusunda bilinçli olmamız gerektiğini, nano teknoloji diye oldukça yüksek fiyatlara satılan kremlerin içinde de esasında bu yağların yer aldığını, bu nedenle kremlere yüzlerce liralar vermeye gerek olmadığını, menşei ve son kullanma tarihi yazmayan hiçbir yağı aktarlardan almamamız gerektiğini söyleyerek bizleri bu konularda uyardı.
Aromaterapinin esas kurucusu Fransız kimyager Rene Maurice Gattefosse imiş... Mösyö Gattefosse bir gün laboratuvarda çalışırken eli çok kötü bir şekilde yanmış, elini lavanta özyağına batırmış ve yanığının kısa sürede geçtiğini farketmiş, böylece bu konuyu daha detaylı inceleme kararı alarak modern aromaterapinin kurucuları arasında yer almış.

Serinletici bir yağ olan lavanta yağının zihinsel sakinleştirme ve dengeleme özelliği varmış. Uykuya dalmakta zorlanıyorsanız, kızgınlık, anksiyete, çarpıntı veya zihin doluluğu yaşıyorsanız, vesvese ediyorsanız, lavanta yağı ile yapılan aromaterapi masajları iyi geliyormuş.
Kalendula (aynısefa) çiçeği cilde çok faydalıymış, yanıklara ve bebeklerin pişiklerine iyi geliyormuş.

Ayşe Hanım bir yandan şehir suları diğer yandan uyguladığımız kimyasal işlemlerden ötürü saç kalitemizin bozulduğunu söyleyerek saçlar için ceviz yağını ve jojoba yağını önerdi.
Tea tree yani çay ağacı yağı çok güzel bir dezenfektanmış. Bir peçeteye damlatıp jel el dezenfektanı yerine kullanabilirmişiz. Hatta çocuklu olanların seyahatlerde mutlaka yanında bulundurmasını, çay ağacı yağını bir peçeteye döküp klozet kapağını silerek dezenfekte edebileceğimizi söyledi.
Kekik, tarçın, karanfil gibi kokusu ağır olan baharatları cildimize direkt sürmememiz gerekiyormuş.

Sarı kantaron ve havuç tohumu yağları güneşten kaynaklanan fazla kızarıklığı alıp, bronzluğu yerine getiriyormuş.
Saf gülsuyunu bulmak nadir elde edildiği için çok zormuş, piyasada genelde distile suyun içine gül esansları katılarak satılıyormuş. Gerçek gülsuyunun cildimize çok faydası varmış, antibakteriyel ve nemlendirme özelliklerine sahipmiş. Spreyli bir şişeye koyup buzdolabına koyarak sıcak havalarda cildimizi nemlendirmek için kullanabilirmişiz. Ayrıca bebeklerin pişiklerine de iyi geliyormuş.
Hindistan cevizi yağını da vücudumuzun her yerine sürebilirmişiz. Hawaiililer, Tahitililer parlak ve güzel ciltlerini hindistan cevizi yağına borçlularmış...
Sevgili Ayşe Tolga'dan yağlar hakkında bu bilgileri aldıktan sonra aromaterapi workshop'ına geçtik ve hep birlikte saç serumu ve anti aging yüz serumu hazırladık... 

Saç Diplerini Kuvvetlendirici Saç Serumu
25 ml tatlı badem yağı
20 ml jojoba yağı
5 ml argan yağı
20 damla sedir yağı (biz yerine servi yağı kullandık...)
20 damla ardıç yağı
5 damla biberiye yağı

Tüm malzemeleri ölçerek cam şişeye döküp karıştırdık. Bu serumu akşam saatlerinde saç diplerinden uca kadar sürüp, saçı toplayıp, akşam bu şekilde yatıp, sabah yıkıyormuşuz.


Anti Aging Yüz Serumu 
5 ml avokado yağı
15 ml aspir yağı
15 ml fındık yağı
10 ml üzüm çekirdeği yağı
5 ml kuşburnu çekirdeği yağı
30 damla ıtır saf yağı

Bu yağların bir kısmı o anda olmadığı için biz aşağıdaki serumu hazırladık;

15 ml buğday özü yağı
5 ml üzüm çekirdeği yağı
25 ml argan yağı
30 damla ıtır saf yağı

Ayşe'nin Çatlak Düşmanı Vücut Serumu
20 ml kayısı çekirdeği yağı
20 ml avokado yağı
10 ml kalendula (aynısefa) yağı
30 damla petitgrain (acı portakal) öz yağı
10 damla ylang ylang öz yağı
3 damla mandalina öz yağı

Bu yağları oda sıcaklığında 1 seneye kadar kullanabilirmişiz...
Birçok yağın arasından doğru olan yağları bulup ölçmek ve kendi serumumuzu hazırlamak çok eğlenceliydi! Saç serumunu deneme şansım henüz olmadı ama yüz serumunu akşamları yatmadan sürüyorum, cildimde bıraktığı yumuşak etkiyi ve kokusunu ben çok sevdim...
Bu keyifli etkinlik için öncelikle Cottonbox ailesine, paylaştığı faydalı bilgiler ve güzellik reçeteleri için sevgili Ayşe Tolga'ya çok teşekkür ediyorum. Umarım sizler de bu bilgilerden faydalanır ve kendi serumlarınızı hazırlama keyfini yaşarsınız. Güzel ve dingin bir hafta dileklerimle...

3 yorum:

  1. bizim fakültede işte biz haftada 3 gün böyle lab.larda neler yapmadık ki..zaten malum tıp eğitiminde yok ama bitkiler bizim eğitimimizde ilk sıralarda yer alır..eczacılıkta..sonra tabi uygulamadığımız için unutmaya yüz tutarız. şişeleri görünce aklıma geldi, ne güzel bir gün olmuş, çok zevklidir eminim, sevgiler ;)

    YanıtlaSil
  2. ne hoş bir etkinlik olmuş...herşey harika görünüyor. darısı ankara'ya...

    YanıtlaSil
  3. Ne kadar güzel bir buluşma olmuş. Ayşe Tolga' yı beğenirim, bazen gazetedeki köşesini de okuyorum.
    Kendi yağını hazırlamak çok keyifli olmuştur hem de böyle topluca..çok özendim size çok hoş bri etkinlik olmuş.
    Cottonbox oğluma aldığım 2 nevresimin markası.. yıka yıka maaaşallah hala güzel ben çok memnunum..
    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlaSil

Saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...